ŞANLI TÜRK TARİHİMİZi UNUTMAYALIM

Mini Android Uygulama | GÜNLÜK
YEPPUDAA, UzakDoğu Dizileri, Online Dizi Film İzle Seyret
Google Chrome Kullanmanızı tavsiye ediyoruz. Chrome Kullanınız || BİZE ULAŞIN || Dizi Film Anime TAM LİSTE
Şifremi unuttum?
Geri Dön Yeppudaa > YEPPUDAA DİYARINA HOŞ GELDİNİZ > Üyelerimize Özel Bölüm > Hikaye, Deneme Bölümü... / Geçmişteki zaman
Yeni Konu aç  Cevapla
 
Seçenekler Arama
Alt 24.11.16, 18:39   Running Man çevirisi yapmak isteyen? tıklasın :) #1
ParlakAy
aktif üye
ParlakAy - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
İZLEME LİSTEM
Nereden: Hatay
Mesajlar: 2.570

Ek bilgiler...


İnşallah beğenirsiniz diyerek başlıyorum hikayeye





Gizli Mesaj içeriği: 1. Bölüm" Kamelya:

Yavaş yavaş gözlerini araladı. Nerede olduğunu anlamaya çalışıyordu. Bazı sesler geliyordu. Birinin yanına gelip gözlerine ışık tutuğunu "Beni duyabiliyor musunuz" diye sorduğunu duydu. Zar zor da olsa " Evet" demeyi başardı.

2 saat sonra
Arkadaşlarım etrafıma toplanmış, teker teker "iyi misin" diye sorup duruyorlardı. Defalarca iyiyim dememe rağmen sormaya devam ediyorlardı. Aslı'ya döndüm;
-Nasıl düştüm.
Aslı orta boylu, sarı saçlı, mavi gözlü yaşına göre çok olgun ve benim en iyi arkadaşımdı. Diğerlerine baktı;
-Iıı... Şey! Kadir'in evindeydik... Biz de ne olduğunu anlayamadık, her şey aniden oldu. Arkamızı döndüğümüzde sen yerde baygın bir şekildeydin ve başın kanıyordu dedi.
-Hiçbiriniz görmedi mi nasıl düştüğü mü?
Herkes tek tek birbirine bakarak ağız birliğiyle "Hayır" dediler.
Bir gariplik vardı ama ne olduğunu anlayamamıştım. Benden sakladıkları şey neydi?
Güler yüzlü, kıvırcık saçlı, saçları gibi kahverengi gözlü hemşire içeri girdi:
-Şimdi nasılsınız Kamelya Hanım?
-İyiyim bir şeyim yok ne zaman taburcu olabilirim.
-Doktor Bey birazdan gelecek ona sorabilirsiniz ama büyük ihtimal bugün burada kalacaksınız.
Bir an önce eve gitmek istiyordum. Belkide bana burada söyleyecekleri bir şey, belkide benim öğrenmemi istemedikleri bir şey vardı?
Doktor geldi yarın taburcu olabileceğimi söyledi. İşime mani olacak hiçbir etki olmadığını ve işime geri dönebileceğimi söyledi.

Olayın üstünden üç hafta geçmişti ama arkadaşlarım garip davranmaya devam ediyorlardı. Ne olduğunu bilmesemde, benden birşey sakladıklarını hissedebiliyordum. Sürekli beni arıyorlar, iyi olup olamdığımı soruyorlardı. İlk başta kazadan dolayı bu kadar üstüme düşmeleri diye düşündüm ama iyileşmeme, hatta dikişlerimi bile aldırmama rağmen hâlâ garip davranıyorlardı?
-Kamelyaaa... kostümleri getir.
Sesi duyar duymaz irkildim, sonra kendimi toparladım. Kır saçlı, siyah gözlü, heybetli cüssesiyle bana seslenen Ziya abiye dönüp:
-Hangilerini getiriyim, diye sordum.
-Sekizinci sahnenin kostümleri, Selim ve Yağız'ın handaki karşılaşmaları.
-Tamam, getiriyorum.
Kostümleri aldım. Hanın büyük kapısından içeri girdim. Hanın ortasında büyük bir boşluk vardı. Sağ tarafta ki merdivenler odaların olduğu ikinci kata çıkıyordu. Merdivenlerden çıktım ve oyuncuların odalarına, kostümleri bıraktımdım.
Handan dışarı çıktım. Önüme Ali çıktı. Ali 17 yaşında, kısa boylu, siyah saçlı, siyah gözlü, Ziya abinin peşinden ayırmadığı tek evladı.
-Kamelya abla, Murat abi geldi seni soruyor.
-Nerede.
-Atların olduğu yerde.
-Tamam sen git sonra görüşürüz, dedim saçlarını karıştırarak. Artık eskisi gibi somurtmuyor aksine benimle birlikte gülüyordu.
Evet bu sefer beni yoklamaya Murat gelmişti. Sürekli arıyorlar, aradıkları yetmiyormuş gibi ya eve ya da buraya, ziyarete geliyorlar. Bunların derdi ne, ne olduğunu söyleseler beni rahat bıraksalar olmaz mı?
Murat beni görünce yerinden kalktı. Atların yanından gelen grup yanımdan geçerken birden dikkatimi daha önce görmediğim biri çekti. Ona baktım o ise tarihi kıyafetleri arasında kendini role bürümüş bir şekilde yanımdan geçti. Burada ilk defa görmeme rağmen daha önce görmüştüm sanki. Murat yanıma geldi.
-İyi misin. Ne oldu.
-Yok bir şey sadece yeni figüran gelmiş sanırım!



Gizli Mesaj içeriği: 2. Bölüm" Kamelya:

Murat ile atların yanındaki kütüklerin üzerine oturduk. Murat benden biraz uzun boylu, kestane saçlı ve bal rengine çalan ela gözlü, grubun sır küpü...
Sessizlikten sıkılmıştım. Sessizliği bozmak birazcık da ima ile:
-Eee... Anlatmayacak mısın niye geldiğini?
-Gelmem için bir sebep mi lazım Kamelya. Nasılsın, iyi misin diye gelmiştim.(Parmağıyla beni işaret ederek.) Ama sen beni azarlıyorsun. En yakın arkadaşımızı düşünüp onu ziyaret etmekte suç oldu dedi duygusal bir şekilde. Her zamanki gibi taktiklerinden birini kullanmaya çalışıyordu. Kinayeli kinayeli:
-Ben iyiyim iyiyim de size sormalı ''İyi misiniz'' diye.
-Kalbimi kırıyorsun ama Kamelya.
-Tamam anladım, beni merak ediyorsunuz ama bu kadar abartılmaz ki.
-...?
-Saat başı arıyorsunuz. Eve geliyorsunuz, evde bulamayınca buraya geliyorsunuz. Müsade edin de azıcık rahatlayayım. Benden bir şey saklıyorsunuz, öğrenmeme mi istiyorsunuz ama böyle yaparak beni daha da merak içine sokuyorsunuz. Ne saklıyorsanız anlatın beni de rahat bırakın, lütfen dedim gözlerine bakarak.
Murat, gözlerini kaçırıp atlara bakarak.
-Senden bir şey saklamıyoruz ki dedi.
Sitemle:
-Kazadan önce bir şey yaşandı, bunu biliyorum. Sizin sözlerinize artık inanmıyorum. Her ne yaşandıysa kazadan önce, benimle alakalı olduğunu biliyorum ve benim iyiliğim için anlatmadığınızın da farkındayım. Gerçekten benim iyiliği mi düşünüyorsan anlatırsın Murat dedim derin bir nefes alarak.
-Ben hiçbir şey bilmiyorum dedi.
-Hahhahah... Güldürme beni Murat bu grupta ne oluyorsa ilk senin haberin oluyor.
-Kim demiş ilk benim öğrendiği mi.
Gözlerimi kıstım. İçimden ''Tamam, sen kaşındın. İçimde ki diğer isyanı da dışarı çıkartayım da içimde kalmasın. Bundan sonra da kimsenin seni elimden kurtulamayacağının da farkına var. Tabi beni tanıyorsan.'' dedim.
-Yusuf'un Aslı'yı sevdiğini ilk öğrenen kimdi, sen. Yusuf'un evlenme teklifinden ilk haberi olan kimdi, sen. Yusuf ile Kadir'in garip projesinden kimin haberi vardı... Dur dur ben tahmin ederim.(Karamel gözlerimi kocaman açtım) ne ilginç gene sen...
Derin bir nefes aldım. Üzgün bir şekilde:
-Aslı'nın hamileliğini, doğumunu ilk öğrenen sendin. Ya ben... Her olayı en son ben öğreniyorum ya Ahmet'in dünyaya geldiğini 2 günlük olurken öğrendim. Kadir'in bile sevdiği kızın kim olduğunu sen biliyorsun.
Hüzünlü bir şekilde Murat'ın anlatmasını bekliyordum. Artık pes ettiğinin farkındaydım... Ama benim sevecen set amirim her şeyi mahvetmişti.
-Kamelya... Birazdan burada çekilecek olan sahnenin kostümlerini oyuncuların odasına götür dedi.
Sonra diğerlerine dönüp:
-Burayı çekilecek sahne için derhal hazırlayın diye emir verdikten sonra yönetmenin yanına gitti.
Murat ayağa kalktı.
-Bana müsade, buradan Kadir'in yanına uğrayacağım. Sen de işinin başına dön dedi, sarıldı. Kendine iyi bak dedi ve gitti. Bense arkasından öylece baka kaldım.
Birinin önümden hızla geçtiğini fark ettim. Sağıma baktım, soluma baktım ama kimseyi göremedim?



Gizli Mesaj içeriği: 3. Bölüm" Kamelya-Kadir:

KAMELYA
Setten yorgun argın eve geldim. Duşumu alıp dişlerimi fırçaladım ve beyaz pamyklu yatağıma uzandım. Setteki olayları düşünmeye başladım. Bir türlü anlam veremiyordum. Nasıl olur da önümden biri geçtiği halde etrafta kimse olmazdı. Düşünmekten yatakta dönüp duruyordum. Yorgunluktan uyuya kalmışım.
Rüyamda bir tepedeydim. Denizin tam ortasındaki Kız kulesini görünce İstanbul'da olduğumu anladım. Manzara şimdiki İstanbul'dan çok farklıydı. O kadar guzeldiki manzara; yemyesil ağaçlar, masmavi deniz, katkat binalardan eser yoktu. Manzaraya büyülenmiş gibi bakarken gök gürledi. Korkuyla gökyüzüne baktım. Ne olduğunu anlamaya çalışıyordum ki Aslı ve Yusuf'un kollarımdan tuttuğunu fark ettim. Kılıç sesleri geliyordu. Sesin geldiği yere baktım. Bir grup yeniçeri, sipahiler ile savaşıyordu. Kadir ve Murat da içlerindeydi. Yeniçerinin biri kılıcını Kadir'e doğru salladı. Daha önce görmüştüm sanki bu yeniçeriyi, uzun boylu, sarışın... Kılıç Kadir'in kolunu sıyırıp geçti. Telaşla ilerite atıldım ama Aslı ve Yusuf'tan dolayı ilerleyemedim. Yerde bir kılıç gördüm. Aslı'yla Yusuf'un bacaklarına çelme taktım ve ellerinden kurtuldum. Yerdeki kılıcı alıp yeniçerinin karnına sapladım. Yeniçeri gözlerimin içine ''Neden, neden yaptın.'' der gibi bakıyordu. Yeniçerinin masmavi gözlerinde boğuluyordum. Gözlerimizden yaşlar süzülüyordu.
Alarmın sesiyle uyandım. Derin derin nefes almaya başladım. Gözlerimi açtığım halde hâlâ rüyanın etkisindeydim. Sete gittim, çok yoğun olmama rağmen aklımdan rüyam çıkmıyordu. Öğlen molası verildiği halde ben yerimden kalkıp yemeğe bile gitmemiştim. Sadece oturmuş, rüyamı düşünüyordum.
Omzuma dokunan el sayesinde kendime geldim. Uzun boylu, kestane saçlı adam, gözlerini kısarak bana gülümsedi;
-Duydum ki iyi değilmişsin.
Zoraki bir gülümsemeyle;
-Aslı'nın sırası bugün diye üzülüyordum.
-Korkma bugün senin yanına kolay kolay uğramaz.
-Neden?
-Ahmet rahatsızlanmış. Bugün onunla ilgilenecek.
Panikle;
-Nesi varmış, kötü bir şeyi yok ya, dedim ayağa kalkarak.
-Telaş edecek bir şey yok. Sadece kimyona alerjisi varmış.
-İzin alıp yanına gideyim. Belki yardım edebileceğim bir şey olur veya da moralini düzeltebilirim.
Kadir kolarımdan tuttu, yerime oturttu.
-Merak edecek bir şey yok. Aslı ilgileniyor Ahmet'le, hem Aslı şu an gayet iyi ve morali de gayet yerinde...
Beni yerime oturttu.
-Sen anlat bakalım, neden moralin bozuk.
İlk başta anlatıp anlatmayacağıma karar veremedim. Lakin bana en iyi onun yardımcı olabileceğini bildiğim için rüyamı anlattım. Yüzünde anlam veremediğim bir korku vardı. Üzgündü fakat birazda korkuyordu. Neden korkuyordu. Ne için üzülüyordu.
-Kadir ne oldu. Yüzün sarardı. Bu rüya hakkında bir şey mi biliyorsun?
Telefonu çaldı.
-Murat arıyor dedi.
Konuştuktan sonra, kısık bir sesle;
-Murat, zaman makinesindeki sorunu bulmuş hemen gitmem lazım dedi ve hızlı adımlarla uzaklaştı.
Dişlerimi sıktım.
-Iııııhhh... Neden ya neden... Ne zaman bir şey sorsam bahaneyle kaçıyorlar. Bari şu aklımdaki soru işaretini yok edin, öyle gidin nereye gidiyorsanız.


KADİR
Sinirle arabanın tekerleğine vurdum:
-Hatırlama, lütfen hatırlama Kamelya...
Onun hatırlaması acı çekmesi demekti. Gri renkli nissan auto show arabama bindim.

(Kadir'in arabası)
Yol boyunca, o an aklımdan çıkmıyordu. Kamelya o adamı severken nasıl olurda onu öldürmüştü. Üstelik yaptığı şey yüzünden zamanın değişmesine neden oldu.
Murat kapının önünde benim gelmemi bekliyordu. Murat'a göre bu zaman değişikliğinde abartılacak bir şey yoktu. Çünkü değişen sadece bir olay vardı. Yusuf'un ise zamanla alakalı korktuğu tek şey zamanda bir kara delik açmaktı.
Arabadan indim. Somurtarak:
-Sorunun nedeni... Sen haklıymışsın. Zamanın değişmesi makineye hasar vermiş.
İçeriye girdik. Bodrum katına inerken salondan Yusuf'un sesi geldi:
-Geri dönüp her şeyi eski haline çevirmeliyiz, hemde hemen...
Yusuf benim boylarımda, sarı saçlı, yeşil gözlü ve benim en asistanım. Bizimle birlikte bodrum katına indi. Murat:
-Biz düzeltip her şeyi eski haline çevirmezsek daha kötü şeyler olabilir.
Zaman makinesini kapısını tam açacakken Murat'ın sözleriyle öylece kaldım. Kekeleyerek:
-Ne... Ne de... Ne demek... Bu... Sen neden bahsediyorsun...



Gizli Mesaj içeriği: 4. Bölüm"Kamelya-Murat:

KAMELYA
Her şeyin başladığı, zamanın değiştiği yerdeyim. Eskiden İstanbul ne kadar güzel bir yermiş. Binaların olduğu yerlerde yemyeşil ağaçlar, denizin tertemiz rengi, kız kulesinin henüz el değmemiş hali o kadar güzel ki yaşadığım dönemde kız kulesi beni benden alıyordu. Lakin eski zamandaki kız kulesi daha muazzam saatlerce onu izleyebilirim. Güneşin onun arkasından batışı... Batışı demişken kaç gündür buradayım. Geleceğe gitmekten korkuyorum. Sevdiğim insanları kurtaramamış olmak beni çok korkutuyor. Galata kulesi söyle bana sen bir çok olaya şahit olacaksın. Arkadaşlarım hayatta mı?
Sorduğum soruya bak. Sen daha görmedin ki geleceği, yanıp küllerinden doğmadın ki, meydanlarda patlayan bombaların ateşini görmedin ki, duymadın ki henüz kardeşin kardeşe düşman edildiğini, kardeşin kardeşe küfür ettiğini duymadın, görmedin, bilmiyorsun. Acıların her geçen gün dahada çoğalacak Galata, canın çok yanacak İstanbul...
-Ooo.. Sen gene mi buradasın Kamelya. Bitmedi mi edebiyatın?
-Benimle dalga geçme Hezarfen. Asıl sen neden geldin onu söyle?
-Bana buranın benim için çok önemli olduğunu söyleyen sendin.
-Ve yaşadığına dair kimse kanıt bulamayacak da dedim.
-Olsun. Varsın hiç kimse benim gerçekten yaşadığımı bilmesin ben uçacakmışım ya gerisi mühim değil.
-Uçmayı bu kadar mı istiyorsun. Herkes adını tüm dünyaya duyurmaya çalışırken sen sadece uçmak istiyorsun öyle mi?
-Ben hep bir kuş olmak, onlar gibi gökyüzünde süzülmek istedim.
Koşarak bize doğru yaklaşan birinin sesiyle ayağa fırladık. 15 yaşlarında siyah saçlı çocuk:
-Kamelya bacım askerler seni arar. Tez vakit seni bir yere saklamak gerekir.
Hazerfen bana bakarak:
-Buraya yakın bir tünel var. Orada saklanabilirsin.
Tünelin olduğu tarafa, ormanın içine doğru koşmaya başladık. Bizim koştuğumuz taraftan sesler geliyordu. Olduğumuz yerde durup otların arasında gelenlerin askerler olup olmadığını dinlemeye başladık. Sesler gitgide yakınlaşıyordu. Seslerden biri:
-Bu tarih olmadığını söylemiştim sana, eğer olayı engellemek istiyorsak 3 gün öncesine dönmeliyiz.
-Kadir, önce burada neler olmuş öğrenelim ondan sonra geri dönüp değiştiririz zamanı...
Bir başka ses:
-Hadi o zaman vakit kaybetmeden neler olduğunu öğrenelim. Ama Kadir haklı Murat burada boşa vakit kaybediyoruz.
İçimden "Kadir, Kadir yaşıyor. Hâlâ hayatta..." dedim, gözyaşlarım süzülerek akarken. Arkadan askerlerin, atlarının ayak sesleri duyuluyordu.
-Bir an önce tünele gitmeliyiz Kamelya. Tünel çok yakında, askerler varmadan gidelim.
-Onları durdurmalıyım. Onları kurtarmak için tehlikeye attım kendimi şimdi de onları bu tehlikeye atamam.
-Hasan git onları uyar, uzaklaşsınlar buradan bir an evvel.
-Peki kardaş.
Kadir ve diğerlerini görebiliyordum artık, ormanın çok sık ağaçlarla kaplı olması saklanmamızı dahada kolaylaştırıyordu. Hasan tam Kadirlerin yanına varmıştı ki iki at ile gelen 19-20 yaşlarında, kestane saçları uzun ve dalgalı, gözleri ela renli genç kız:
-Nerede kaldınız? Sultan Murat'ın askerleri gelmeden gidelim. dedi ve getirdiği atlardan birine Murat diğerine Yusuf bindi. Tam aklımdan Kadir ne olacak derken kızın bindiği atın üstüne bindi. Ben öylece dona kaldım. Hezarfen beni kolumdan çekiştirerek:
-Hadi onları izlemenin sırası değil, gidelim, diyerek beni kolumdan tünellere doğru çekiştirdi.
Hezarfen haklıydı, kurtulmuşlardı, Hezarfen'e karşı koymadım ve tünele doğru koştum.


MURAT
Ormanın içinden sesler geliyordu. Hasan köşeden bizi izliyordu. Eğer Hasan buradaysa kesin Hezarfen'de buradadır. Evet haklıydım, az ileride koşarak uzaklaşan iki kişi vardı:
-Prenses siz önden gidin ben arkadan gelirim, dedim ve atımı Hezarfen'in gittiği tarafa çevirdim.
Yanındaki koşan kişi Kamelya mı bana mı öyle geliyor. Dağlık alanın çalılarla ve taşlarla dolu olan yerdeki çalıları kaldırarak mağara girişi gibi bir yerin önünü açıyorlardı. Attan indim, atı ağaca bağlayıp yanlarına gittim.
-Burada senin ne işin var neden kendi zamanına dönmedin.
Beni gören Kamelya önce şaşırdı ve:
-Asıl senin burada ne işin var.
-Senin değiştirdiğin zamanı düzeltmeye geldik.
Kamelya panikleyerek:
-Yo.. Yooo.. olmaz değiştiremezsiniz. Sende biliyorsun, eğer değiştirisen Kadir ölür. Olmaz...
-Kamelya sen bizim Kadir'in ölüp ölmeyeceğini görmemize izin vermedin ki gittin o adamı öldürmeyi seçtin. Olaylara müdahale ettin.



Gizli Mesaj içeriği: 5. bölüm"Murat, Kadir:

Üniversitedeyken Kamelya bizim grupla kaynaşmak için bizim girdiğimiz kulüplere, üye olduğumuz yerlere üye oluyordu. Okulun burnu havada grubuyduk biz, tabi ki bizim grubun öyle olmadığını düşünen Kamelya bunu diğer arkadaşlarına da kanıtlamak istiyordu. Bizimle birlikte kılıç derslerine katıldı. Aslı'nın 1 ayda başaramadığını 1 haftada başarmıştı ve bu şekilde Aslı'nın dikkatini çekmişti. Aslı yanına gidip bunu nasıl başardığını sormuştu. Aslı ve Kamelya'nın aralarındaki ilk sohbet böyle başlamıştı. Kamelya aramıza ilk o gün girmişti, ailemizin bir parçası olmuştu.
Aslında Kamelya'nın Selim'i öldürmesi kaderiydi. Ona müdahale eden bizdik. Bize Kamelya'nın Selim'i öldüreceğini prenses söylemişti. Prenses zaman makinasıyla Kadir'in evine gelip ona yıllarca üstünde çalıştığı projesinin başarıya ulaştığını asla pes etmemesi gerektiğini söyledi. Bize Kadir'in hayat hikayesini ve nasıl bir hayatı olduğunu anlattı. Bize başarılarımızı anlattı. Bize zamanda yolculuğa şimdiden hazır olup olmadığımızı sordu. Mutluyduk fakat bize Kamelya'ya dikkat etmemizi eğer orada birini öldürecek olursa geri döndüğünde sadece 3 yıl yaşayacağını söyledi. Selim'i öldürmemesi için elimizden geleni yaptık ama başaramadık. Kamelya'ya mani olamadık. Çünkü Kamelya, Selim'i öldürmeseydi, Selim, Kadir'i yaralayacaktı bu yaralanmanın sonucunda Kadir komaya girecekti. Kamelya buna göz yumamadı her şey nasıl olması gerekiyorsa, kaderi neyse yaşamak istiyordu. Zamana müdahale etmek istemiyordu. Prenses, Kadir'e yardım etmek istiyordu. O da Kadir gibi Kamelya'nın yaşamasını istiyordu.
-Kamelya senin burada ne yapıyorsun.
-Gidemedim Murat, gidemedim. Korktum ya Kadir'e bir şey olduysa diye çok korktum.
-Bir dakika sen hangi tarihe geri döneceksin.
-Ben 12 haziran 2018 yıllında geldim ve hiç geri dönmedim.
Mağaradan içeri girdik. Sessizce askerlerin gitmesini bekledik. Kamelya merdivenlerden düştüğü güne gidecekti. Duyduğu, öğrendiği her şeyi unutacaktı. Burada yaşadığı anıları hiç olmamış gibi yaşayacaktı. Bizim geldiğimiz zamanda yaşadığı gibi.
Kadir'in Günlükleri (2040)
Bütün hikaye yıllar önce bir kızın isteğiyle başladı. Benden zaman makinası yapmamı istedi. Yıllarca çalıştım uğraştım ve sonunda başardım. Kızımın 18. yaş gününde onu zaman makinasıyla istediği zamana götürdüm. Kendi gençliğimle konuştum. Kızımı ona emanet ettim. Kızım 2 yıl boyunca onunla birlikte zamanda yolculuk yaptı. Kamelya'yı kurtarmalarını istedim, başaramayacaklarını bile bile istedim. Umudumu yitirdiğim zaman Kamelya'yı unutup, kendimi kızıma adadım.

KADİR
-Prensesim senin burada ne işin var. Ben seni eve geri götürmüştüm.
-Geri döndüm. Sizi tekrar görmek için döndüm, dedi gülümseyerek. Ama ben onun neden döndüğünü biliyordum. Benim daha fazla şey sormam için Yusuf'a:
-Ahmet'in geleceğini anlatmamı ister misin?
-Ahmet'in nasıl bir geleceği olacak çok merak ediyorum ama öğrenmek istemiyorum.
Yüzü asılan Prenses yol boyunca konuşmadı. Eve vardığımızda Murat'ın gelmesini bekledik. Prenses içimiz ısınsın diye mutfakta çay demlemeye gitti. Kapının çalmasıyla ayağa kalktım. Karşımda Kamelya'yı görünce:
-S... sen... senin burada ne işin var. Nasıl geldin buraya.



Gizli Mesaj içeriği: 6. bölüm "Kamelya" :

Mağaradan çıktığıktan sonra Murat'la birlikte diğerlerinin yanına doğru yola çıktık. Yol boyunca Murat bizimle konuşmadı. Aklını karıştıran bir mesele var gibiydi. Yol boyunca ne düşündüğünü öğrenmek için sorular sordum lakin cevap vermedi.
Kocaman bir konağın önüne geldik, Murat attan inip kapıyı çaldı. Hazerfen ile attan inip kapının önüne geçtik. Kapıyı Kadir açtı. Şaşkınlıkla:
-Se... Senin bu.. Burada ne işin var? Diye sordu.
-İyi misin? Diye sordum. Yeniden aynı soruyu sordu.
-Senin burada ne işin var?
Murat ikimize birden bakıp:
-Bu konuyu içeri geçip konuşalım. Dışarıda konuşulacak birşey değil dedi.
Murat o kadar yoldan sonra ilk defa konuşmuştu. İçeri girdik. Merdivenlerden çıkarken, Murat kolumdan tuttu. Diğerleri çıktıktan sonra:
-Kamelya seninle konuşmam gereken birşey var.
-Ne hakkında konuşacağız?
-Şimdi söyleyemem ama akşam herkes uyuyunca konuşuruz.
-Tamam, akşam konuşuruz, dedim. Merdivenleri çıktık.
O kızda oradaydı. Kimdi bu kız, burada ne işi vardı. Hazerfen tanıyordu galiba, Kadir'in tek kaşını kaldırıp kafasıyla çıkın işareti yapması üzerine ikisi birlikte odadan çıktılar.
-Senin burada ne işin var Kamelya? diye sordu bana.
-Ben hiç gitmedim ki.
-Nasıl gitmedin? Hafızan ne zaman yerine geldi? En önemlisi buraya nasıl geldin?
Murat ararya girdi:
-Kamelya sen iki dakika bizi Kadir'le yanlız bırakır mısın? dedi. Başımı evet anlamında sallayıp odadan çıktım. Aşağıya iniyordum ki Hazerfenin sesini duydum.
-Keşke benim annemde gelseydi. Onu çok merak ediyorum. En son karşılaşmamızda bile doğru düzgün yüzünü göremedim.
-Anneme sarılmak istiyorum Ahmet. Annem demek istiyorum. Beni bırakma demek istiyorum ama yapamıyorum dedi kız sesi titreyerek. Sanırım ağlıyordu. Ahmet kıza döndü, gözlerindeki yaşları silip anlından öptü.
-Ağlama artık. Üstelik eve geri dönünce yapacağımız işler var. Daha seni babandan isteyeceğim.
Kız Ahmet'e zorakide olsa güldü ve:
-Keşke annemde hayatta olsaydıda, seni damadı olarak kabul edip etmeyeceğini sorabilseydim dedi.
-Şimdi de sorabiliriz istersen dedi gülümseyerek.
-Oldu, git hadi anneme sor. Bende gider Yusuf amcaya sorarım oğlunuzla evlenebilir miyim diye dedi. Tam adım atmıştı ki Ahmet, kızı kendine doğru çekti.
-Eğer şimdi sorarsan, beni uçarken göremezsin. Dedikten sonra kızın saçını kullağının arkasına itti. Kızın dudaklarına doğru eğilmişti ki Kadir yukardan seslendi.
-Kamelya buraya gel. Demesiyle kız korkuyla Ahmet'ten uzaklaştı.
-Hıhhh babam, babam çağırıyor. Hissetti galiba.
Ahmet gülerek, kızın omuzlarından tuttu.
-Sakin ol endişe edecek birşey yok dedi.
Baba mı? Baba diye Kadir'e mi dedi. Üstelik Kamelya diye seslendi. Bana seslendiği halde neden aşırı tepki verdi ki bu kız... Ahmet cümlesine devam etti.
-Annene seslenmiştir kesin, küçüklüğümden beri babanın sana adınla hitap ettiğini hiç duymadım dedi ve kıza sarıldı.
Omuzuma dokunan biri yüzünden az kalsın çığlık atacaktım ki kendimi durdurmayı başardım. Murat alçak sesle:
-Herşeyi akşam olunca anlatacağım dedi.
Yukarı çıktık, Ahmet ve o kızın konuşamaları aklımı kurcalayıp duruyordu. Kadir onlarıda çağırdı. Sürekli kıza prenses diyorlardı. Kimdiki bu kız prenses diyorlardı.
Akşam herkes uyuduktan sonra konağın bahçesine indik. Bahçe bomboş yemyeşil çimenlerle kaplıydı. Oturmak için içerden Murat sandalye almaya gitti. O an yerde parlak birşey gördüm. İki adım ilerledim ve eğildim ve elime aldım. Şaşkınlıkla:
-Ama... Bu...
Boynumda ki kolyeye dokundum.
-Boynumda... Kolyem boynumda ama bu nereden çıktı. Bu kolyenin başka bir eşi yok ki üniversiteye giderken kendime özel yaptırmıştım. Eğer bu anahtarın arkasında ismim yazıyorsa...
Ters çevirdim ve üstünde ismimi gördüm. Anahtarın bir tarafında büyük harflerle Kamelya diğer tarfında ise Kadir yazıyordu ama benimkin de sadece arka tarafında K harfi vardı.
-Kimin bu? Kimin kolyesi benimki gibi ama benimkinin arkasında K harfi var...



Gizli Mesaj içeriği: 7. Bölüm "Murat, Kamelya" :

Kadir'in Günlüğü (2040)
Herşeyi dün gibi hatırlıyorum. Eve geldiğimde Kamelya kanlar içinde yataktaydı. Yanında ise kana bulanmış, beyaz bir havluya sarılmış kızım vardı. Kızımın bembeyaz havlusu, annesinin kanıyla yıkanmış gibiydi. Kamelya'nın son sözleri aklımdan hiç çıkmıyor, bir türlü çıkramıyorum.
Gözlerinden yaşlar akıyordu. "Beni affet Kadir" dedi. Gözyaşları içerisinde, elini tutuyordum. "Lütfen dayan birazdan ambulans burada olur." dedim. Konuşmaya devam etti "Affet beni kızım, beni aff... Et..." konuşmasını bitiramadan gözlerini yumdu.
Önceleri bu sözleri hiç umursamamıştım ama Kamelya'nın benden sakladığı bir sırrı olduğunu öğrene kadar ve en yakın arkadaşımın da o sırrın içinde olduğunu öğrendiğimde ise herşey için çok geçti.


Murat
Bahçede oturmak için içerden sandalye almaya gittim. Son birkez herkes uyumuş mu diye kontrol etmek için odalara baktım. Önce Prenses uyuyor mu diye kontrol etim sonra yan taraftaki kapıyı araladım. Ahmet'te, Hasan'da uyuyordu. Karşı taraftaki odaya gittim. Kadir elinde bir defter hâlâ uyanıktı. Bana baktı:
-Sen daha uyumadın mı? Diye sordu.
-Yok uyku tutmadı da sen neden uyayanıksın?
-Beni de tutmadı. Neyse iyi geceler, dedi.
-Bende iyi geceler, dedikten sonra tam kapıyı kapatıyordum ki.
-Murat benden Kamelya hakkında birşey saklamıyorsun değil mi?
Gecenin bir vakti aklına nereden geldi ki bu şimdi.
-Iıı... Ne gibi bir şey
-Neyse boşver, iyi geceler.
Kapıyı kapatıp aşağı indim. Kamelya beni görünce aniden irkildi.
-İyi misin? Diye sordum.
Elini cebine soktu.
-Yok birşey, dedi.
Fark etmediğimi sandı ama cebine birşey koyduğunu gördüm. Zincir gibi duruyordu. Sandalyeyi uzattım. Sandalyesini ev arkasında kalacak şakilde koydu. Bende tam karşısına oturdum. Önce kısa bir sesizlik oldu. Sonra ikimiz birlikte:
-Neler oluyor? Diye sorduk.
-Murat neler oluyor? Bu gariplik olaylar ne anlama geliyor.
-Bütün gariplikler sen Selim'i yaraladıktan sonra başladı.
-Yaraladıktan sonra derken? Selim yaşıyor mu?
-Evet yaşıyor. Sen bana Selim'in yaşadığını kimseye söylemem gerektiğini söylediğin için hiç birşey demedim.
-Ben... Ben mi söyledim sana bunu?
-Evet sen söyledin. İlk başta seni gördüğümde Selim'i kurtaran Kamelya sandım. Fakat hiç dönmediğini söylediğin zaman o olmadığını anladım.
-Ben sadece iki kere kullandım o makinayı. Birincisinde Selim'i öldür... Pardon yaralayıp sizinle gittim. Selim'i yaralamadan önce bir not almıştım. Notta "Kadir'in yaşamasını istiyorsan, Selim onu öldürmeden, sen onu öldür." yazıyordu. Geri döndüğümüzde ise ikinci bir kağıtla karşılaştım. Onda da "Selim'i öldürdüğün güne geri dön, kaderin buna bağlı yazıyordu.
-Ben Selim'i yaraladığın gün seni gördüm ve yanına gittim. İşin akıl karıştıran kısmı, Kadir ve diğerleri seni götürürken, sen Selim'in annesi Mari ile birlikte diğer taraftan geliyordun. Selim'in yanına diz çöktün. "Dayan bir tanem ben geldim." dedin.
-Bir... Tanem mi?
-Evet, evet o an bir tanem dedin. Asıl şok senin "bir tanem" demen değil. Selim'in sana "Anne, neden yaptın bunu bana" demesiydi.
-Anne mi?
Kamelya'nın gözlerinden yaşlar süzülüyordu.
-Ben de çok şaşırdım. "Nasıl olur" dedim. "Kamelya'nın bir çocuğu var, başka çocuğu yok" dedim...
-Yoksa o kız... Benim kızım mı?
-Evet Prenses senin kızın.
-Neden ona prenses diyorsunuz.
-Ona hamileyken hep böyle seslenirmişsin, doğduktan sonra da adını Kamelya koymuşuz. Her Kamelya deyişimizde seni hatırlamak acı verdiği için senin gibi prenses diye hitap etmişiz.
Aniden Kamelya ayağa kalktı. Onun kalkmasıyla bende kalktım.
-Ben gidiyorum. Sabaha doğru gelirim, dedi ve bahçe kapısından çıktı.
Elimle yüzümü kapadım. Kafamı sallayarak:
-Ona söylemese miydim acaba! Deyip sandalyeye oturdum, kafamı geriye doğru attım. O anda Kadir'in ateş saçan gözleriyle karşılaştım. Pencereden bana bakıyordu.


Kamelya
Hızla zaman makinasının yanına gidiyordum. Sağa sola askerler var mı dikkat etmiyordum. Beni gören olur mu diye hiç düşünmüyordum. O an aklımda bana ancak benim yardımcı olabileceğim vardı. Yolda giderken birinin beni takip ettiğini fark ettim. Arkamı döndüğüm de şaşkınlıkla:
-Hasan... Neden beni takip ediyorsun?
-Yardıma ihtiyacın olabilir diye Kamelya teyze.
-Teyze mi? Bakıyorum da köylü ağızıyla konuşmuyorsun artık. Dur bir dakika sen yoksa Aslı'nın mı oğlusun?
-Yok Kamelya teyze, ben Murat'ın oğluyum. Oyuncuyum ben. Gerçi tarihi dizide hiç oynamadım. Oynadığım roller hep zengin ve asabi genç rolü. Bir de asabi, fakir ama gurulu genç.
Gülerek:
-Asabilikten şaşmıyorsun anlaşılan, dedim.
Söylediklerime biraz bozulmuştu.
-Tama özür dilerim konuyu değiştirelim, dedim gülümseyerek.
Konuyu değiştirmek adına:
-Peki diğerleri kim, yani kimin çocukları?
-Kamelya abla ve Selim abi senin çocukların, Ahmet abi ve daha tanışmadığın Yağmur abla Aslı teyzeyle Yusuf amcanın çocukları.
-Selim benim oğlum mu?
-Evet senin oğlun.
Damlalar gözlerime birikiyordu. Akmalarına izin vermeden elimle, gözlerimdeki damları sildim.
-Burada beklemeyelim. Hadi gidelim, dedim.
Kendi evladımı kılıçla yaraladığıma inanamıyordum.
-Bana o mektubu yollayan kişiyi bulup bunun hesabını soracağım, dedim kısık sesle.
-Sana Selim abiyi öldürmeni söyleyen mektubu Kadir amca yolladı, dedi Hasan.
Olduğum yerde kalakaldım.
-Ne... Neden yapsın ki böyle birşeyi... Ben ona ne yaptım ki.. Benden oğlumu öldürmemi nasıl isteyebilir, dedim sesim titreyerek.
Karanlığın içinden, kırık türkçesiyle bir ses:
-Sen onun oğlunu kaçirdin, dedi.



8. bölümde yeniden görüşmek üzere güle güle
Emre Gon; bir küçük tebessüm;
ParlakAy isimli Üye şuanda  online konumundadır
 
Alt 24.11.16, 18:57   Running Man çevirisi yapmak isteyen? tıklasın :) #2
Lee ayfr
aktif üye
Lee ayfr - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
İZLEME LİSTEM
Nereden: ankara
Mesajlar: 1.001
Vuuu kız böcek sen hıkayeyemı basladın

Veee omman sunu fark eder Etiketlenmemişimmmmmmmmm
Lee ayfr isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Alt 24.11.16, 19:00   Running Man çevirisi yapmak isteyen? tıklasın :) #3
ParlakAy
aktif üye
ParlakAy - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
İZLEME LİSTEM
Nereden: Hatay
Mesajlar: 2.570
Alıntı:
Lee ayfr Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Vuuu kız böcek sen hıkayeyemı basladın

Veee omman sunu fark eder Etiketlenmemişimmmmmmmmm
Omma valla etiketliycektim sen önce davrandın !stisnaa; cici omma help me
ParlakAy isimli Üye şuanda  online konumundadır
 
Alt 24.11.16, 19:03   Running Man çevirisi yapmak isteyen? tıklasın :) #4
Lee ayfr
aktif üye
Lee ayfr - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
İZLEME LİSTEM
Nereden: ankara
Mesajlar: 1.001
Alıntı:
15şenay Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Omma valla etiketliycektim sen önce davrandın !stisnaa; cici omma help me
Hiç ciciş ommanı cağırma Zira onuda etiketlememişin çifte çemkırme yıceksın hadı bakem ben cıkıyorum yarın devam edıcım
Lee ayfr isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Alt 24.11.16, 19:06   Running Man çevirisi yapmak isteyen? tıklasın :) #5
ParlakAy
aktif üye
ParlakAy - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
İZLEME LİSTEM
Nereden: Hatay
Mesajlar: 2.570
Alıntı:
Lee ayfr Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Hiç ciciş ommanı cağırma Zira onuda etiketlememişin çifte çemkırme yıceksın hadı bakem ben cıkıyorum yarın devam edıcım
Genede böyle etiketledim hem daha fazla etiket yasak daha öncekilerde hep uyarı aldım
ParlakAy isimli Üye şuanda  online konumundadır
 
Alt 24.11.16, 19:14   Running Man çevirisi yapmak isteyen? tıklasın :) #6
leemingi
aktif üye
leemingi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
İZLEME LİSTEM
Nereden: istanbul
Mesajlar: 302
tebrikler sürükleyici olmuş çok güzel
leemingi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Alt 24.11.16, 19:20   Running Man çevirisi yapmak isteyen? tıklasın :) #7
dreamwork
aktif üye
dreamwork - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
İZLEME LİSTEM
Nereden: BTS-A.R.M.Y
Mesajlar: 2.213
Alıntı:
15şenay Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
İnşallah beğenirsiniz diyerek başlıyorum hikayeye
noluyoz lenvooh kuzen heyecanlandım şimdi,bi de yazarı da tanıyınca insan bi farklı oluyo
Alıntı:
15şenay Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
usura bakmayın bugün bu kadar yazdım ama yarın daha fazla yazacağım
merakla bekliyorum yazarım başarılar dilerimumarım bol bol okumak bizlere nasip olurbu arada başrol'un adını az vereydin monarşi;kız koş bu yeni kitapta da aslı var
dreamwork isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Alt 24.11.16, 19:31   Running Man çevirisi yapmak isteyen? tıklasın :) #8
monarşi
aktif üye
İZLEME LİSTEM
Mesajlar: 3.795
Alıntı:
15şenay Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Kusura bakmayın bugün bu kadar yazdım ama yarın daha fazla yazacağım
owww başlamaya karar verdin demek ilham teyzeler çok yoğun bu aralar herkese uğruyolar

Alıntı:
15şenay Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
. Aslı'ya döndüm;
-Nasıl düştüm.
benim Asl'ım burdaa ne arıyo
gördüm parkım park ha na ; Aslı adı çok meşhur oldu, herkes ona hayran
monarşi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Alt 24.11.16, 19:38   Running Man çevirisi yapmak isteyen? tıklasın :) #9
Korese
aktif üye
Korese - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
İZLEME LİSTEM
Nereden: Sivas
Mesajlar: 1.619
Alıntı:
15şenay Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
İnşallah beğenirsiniz diyerek başlıyorum hikayeye
beğendimde başlandıcı sen ıspartaya dönünce nasıl yazıcaksın
Korese isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Alt 24.11.16, 20:10   Running Man çevirisi yapmak isteyen? tıklasın :) #10
authentic
aktif üye
İZLEME LİSTEM
Nereden: Yeppuda
Mesajlar: 95
Yavaş yavaş gözlerini araladı. Nerede olduğunu anlamaya çalışıyordu. Bazı sesler geliyordu. Birinin yanına gelip gözlerine ışık tutuğunu "Beni duyabiliyor musunuz" diye sorduğunu duydu. Zar zor da olsa " Evet" demeyi başardı. 15şenay; Kıs hikayenin başı nerede olay olmuş bitmiş bizi şimdi mi çağırıyon Ben burdan şakak kemiğine saplanmış levye görüyorum hadi hayırlısı Başarılar bubasının gülüsü
authentic isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
Cevapla
Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Zaman! Bettanre Üyelerimize Özel Bölüm 4 04.11.13 20:29
ne zaman gelir Geunaa Çöp Kutusu 10 19.05.13 12:43


Seçenekler Arama

sitenin devamlılığı için maddi destek gerekmektedir..
HIZLI ERİŞİM

Tüm Zamanlar GMT +4 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 02:08.


Powered by vBulletin Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
Kuruluş Tarihi: 21.08.2009 / dance