Yeppudaayı Seviyorum...

GAYA KORE RESTAURANTI...
Geri Dön YEPPUDAA > Japonya Hakkında Her şey... > Japonya Genel / Japonya Gezi Rehberi
Yeni Konu aç  Cevapla
 
Seçenekler
Alt 27.09.09, 15:45   #1
Hellworld
İZLEME LİSTEM
Mesajlar: 54
Japonya Gezi Rehberi

Şehir İçi Ulaşım

Metro hatları, tüm büyük şehirlerde mevcut olup hızlı ve etkin ulaşım sağlar. JR’a ait, Tokyo’daki Yamanotesen ve Osaka-Kanjo-sen çember hatları, gezdikleri şehir merkezleri etrafında daire çizerler. Tokyo’da JR ücretleri 130 Yen’den başlar, Tokyo Metrosu ve Toei (Büyükşehir) hatları için metro ücretleri de 160 Yendir. Her ikisinin ücretleri de kat edilen mesafeye göre değişiklik gösterir.
Neredeyse her istasyonun giriş ve çıkış kapısında, bilet makineleri ve otomatik bilet kontrol makineleri bulunur.
Otobüs hizmetleri her şehirde mevcuttur ancak bazen Japonca konuşamayan ziyaretçiler için karmaşık olabilir. Öte yandan taksiler de, çok sayıda olup yolcuları, Japonca yazılmış ya da kartvizitler üzerinde bulunan açık adreslere ulaştırır. Ön camın sol alt köşesinde bulunan kırmızı ışık yanıyorsa, taksi boş ve hizmete hazır demektir. Taksilerin sol arka kapısına dikkat edin, bu kapı şoför tarafından otomatik olarak açılıp kapanır.
Oto kiralama hizmetleri, çoğu büyük ve nispeten küçük şehirlerde, havalimanlarında ve büyük tren istasyonlarında uluslararası geçerliliği olan bir sürücü ehliyeti olanlara verilmektedir.

Trenle Japonya: En İyi Gezi Güzergâhları

Bu örnek güzergâh, Japonya’da ziyaret edilebilecek “en iyi” yerleri içine alır. Güzergâh üzerinde, “mutlaka ziyaret edilmesi gereken” sayısız ünlü yer bulunur.

Trenle Japonya: Tohoku ve Hokkaido (Kuzey Bölgesi) Güzergâhı

Kuzey Japonya’ya özgü güzelliklerle dolu olan bu güzergâh, Tohoku ve Hokkaido bölgelerini içerir.
Mutlaka görülmesi gereken yerler arasında, zengin doğal güzellikler ile hoş bir tezat oluşturan ve baş döndürücü güzellikte bir mimariye sahip tapınakların ve mabetlerin bulunduğu Nikko; Japonya’daki en güzel manzaraya sahip üç yerden bir diğeri olan Matsushima; eski çağ romantizmi ile modern zevklerin bir arada harmanlandığı Aomori şehri; eski bir kalenin yer aldığı Hirosaki; ve kuzey uçta bulunan Hokkaido adasının güzelliklerine görmek için bir merkez konumundaki Sapporo ve Hakodate şehirleridir.

Seçeneği: Chusonji Tapınağı’na otobüsle 25 dakikada gidebilir ya da güzergâh üzerinde durmaksızın Sendai’den direkt olarak Hachinohe’ye devam edebilirsiniz.
Yolculuk 1 saat 30 dk. sürmektedir.
Trenle Japonya: Kyushu (Güney Bölgesi) Güzergâhı

Bu güzergâhta, Kyushu’nun muazzam orta/kuzey bölgesinde bulunan ve turistlerin ilgisini çeken çok çeşitli yerler mevcuttur.
Güzergâh üzerindeki temel uğrak noktaları, Asya’ya açılan kapı Hakata; “gür bitki örtüsü ve berrak göllerin şehri” Kumamoto; dünyanın en büyük çöküntü tipi yanardağı olan ve “Ateş Dağı” olarak bilinen Aso Dağı; Japonya’nın en çok bilinen kaplıcalarından bir tanesi olan Beppu’dur.

Not: Kumamoto, Aso ve Beppu’yu bağlayan ☼ LEX “Aso”nun günlük sefer sayısı oldukça kısıtlıdır. Kumamoto’dan erken bir saatte ayrılmanızı öneririz.
*JR Aso istasyonundan Aso Dağı Kraterine, otobüsle 40 dakikalık yolculuğun ardından, 4 dakikalık asma köprü geçişinden sonra ulaşılır.

Trenle Japonya : Chubu (Merkez) Güzergâhı

Pasifik tarafında Nagoya’dan başlayan bu güzergâh, Japonya’nın ortasındaki dağların arasından geçerek Japon Denizi kıyı bölgesine ulaşır.
Yol üzerinde, her mevsim bir başka güzellikteki dağ manzaraları sizi karşılar. “Japonların ruhani evleri” olarak düşünülen Takayama ile eski ve ulu bir kalenin bulunduğu Kanazawa “mutlaka görülmesi gereken yerler” arasındadır. Zamanınız kalırsa, Noto Yarımadası’nda bir tura çıkın ya da Maibara üzerinden Kyoto’ya devam edin.

Not: işareti, Japon Demiryolları Pasosu’nun geçerli olmadığı özel demiryollarını ifade eder. Buralarda, ayrıca ücret alınır.


Ryokan

Geçmiş günlerde en ince ruhlu Daimyo’ların (derebeyi) yaşadıklarına benzer bir deneyime sahibi olabilmek için, “ryokan” ya da Japon hanında bir gece geçirmek şarttır.
Ryokanda bir oda, genellikle bölmeleri olmayan, eşya olarak sadece alçak bir masanın bulunduğu; yeri “tatami” adı verilen ve pirinç sapından yapılan geleneksel bir hasır ile kaplı büyük bir odadır. Kapılar “shoji” adı verilen perdelerden oluşur. Konuklar, “futon” adı verilen ve akşamları kadın hizmetliler tarafından serilen yataklarda uyur.
Çoğu ryokanda, kadın ve erkekler için ayrı ayrı olmak üzere ortak birer banyo bulunur. “Onsen” olarak bilinen birçok muhteşem kaplıca merkezi aslında bir kaplıca alanı üzerine inşa edilmiş ryokanlardır.
Oda ücretine, yerel tatlarla hazırlanan leziz bir akşam yemeği ve sade bir kahvaltı dâhildir. Ryokandaki yemekler, genellikle konuk odasındaki kadın hizmetli tarafından servis edilir. Akşam yemeğinden sonra, size hizmet eden bayan, odaya geri dönüp masanızı siler ve daha sonra futonunuzu serer.
Ryokanda giyilen tipik bir kıyafet olan ve “yukata” adı verilen mavi ve beyaz desenli pamuklu giysi de ayrıca temin edilir.
Japonların lütufkar yaşamlarında zarif ve arı olarak nitelendirilen bu deneyimleri tadarken, batı otellerinden farklı olarak bazı kurallara uymanız beklenir. Örneğin, konuklar, hanın girişinde ayakkabılarını çıkarırlar ve holde dolaşmak için terlik giyerler. Oda girişlerinde ise terlikler odanın dışında bırakılır. Tatami üzerinde yalnızca çıplak ayak ya da çorapla gezinmeye izin vardır.
Ortak banyoda banyo yaparken, küvete girmeden önce vücudunuzu kenarlarda bulunan musluklar yardımıyla tamamen temizleyin ve sabun köpüklerinden arındığınızdan emin olun. Japon banyoları, keseden ziyade yalnızca vücudunuzun ıslanması için olup arkadaşlar, aile üyeleri hatta hiç tanımadığınız kişilerle sıcak ve rahatlatıcı sohbetler için ideal bir ortamdır. Japonlar, bu sıcak banyonun nimetlerinden olabildiğince uzun faydalanmak için vücutlarını ıslatmayı, keselenmeye tercih ederler.
Japonya’da yaklaşık 65.000 ryokan bulunur ve bunlardan 1685 tanesi Japon Ryokan Birliği’ne (Japan Ryokan Association@‘ÛŠÏŒõ—·ŠÙ˜A–¿@‘ŠÏ˜A) mensup kaliteli hanlardır. Çok yüksek fiyatlı birkaç ryokan dışında, ücretler genellikle kişi başı 12.000 ila 20.000 Yen arasında değişir ve bu ücrete iki öğün yemek dâhil olup vergi ve diğer ücretler hariçtir.
Kısıtlı bütçe ile seyahat edenler için Japon Hanları Grubu’na (Japanese Inn Group) mensup (Hometown Has Been Shutdown - People Connection Blog: AIM Community Network) ve yurt dışından gelen konukları misafir eden 80’den fazla han bulunur ve hayli ekonomiktir.

İş Otelleri

Japonya’daki oteller ağına son yıllarda eklenen bir diğer otel türü ise tutumlu turistler için ideal olan İş Otelleridir.
Tüm büyük ve nispeten küçük şehirlerde bulunan ve hedef kitlesi genel olarak seyahat eden iş adamları olan bu otellerde temel hizmetler sunulur. Genellikle temiz ve konforlu olan bu oteller daha üst sınıf otellere nazaran küçüktür ve daha az olanak sunarlar. Örneğin, oda servisleri bulunmamaktadır.
İş otellerine en fazla tren istasyonlarının yakınında rastlamak mümkündür. Ücretler kişi başına 5.500 ila 10.000 Yen arasında farklılık gösterir. Odalar genellikle tek kişiliktir. Ancak, sayıca az olsa da çift kişilik odalar da mevcuttur.

Batı Tarzı Oteller

Japonya’nın bütün şehirlerinde, çok iyi temsil edilen ünlü zincirlere ait batı tarzı oteller bulunur. Bu otellerde, personel İngilizce konuşur. Özellikle de turizmin yoğun olduğu sezonlarda, önceden yer ayırtmak faydalı olacaktır.
260 üyesi bulunan Japon Oteller Birliği (JHA) (http://www.j-hotel.or.jp/), daima yüksek standartta hizmet sunan otellerden oluşur.
Büyük çoğunluğunda diğer batı tarzı otellerde bulunan imkânların sunulduğu bu otellerde, ısıtıcı, TV, klima ve yüzme havuzlarının yanı sıra, çeviri hizmetleri ile alışveriş ve sağlık merkezleri gibi ek hizmetler de verilmektedir.
Otel fiyatları hakkında kısa bir bilgi vermek gerekirse, Tokyo’da birinci sınıf bir otelde, banyolu tek kişilik oda fiyatı 15.000 ila 30.000 Yen arasında değişirken, banyolu iki kişilik bir odanın fiyatı 25.000 ila 45.000 Yen arasındadır.

Japon Demiryolları (JR) Pasosu

JR’ın Japon Demiryolları Pasosu, ziyaretçiler için büyük kolaylık sağlar. Paso, yalnızca gezmeye gelen ziyaretçiler için olup, Japonya dışından alınması gerekir. Bu paso, sahibine JR hattı üzerinde ve bağlı otobüsler ile feribotlarda sınırsız yolculuk imkanı sağlar. (Yeni süper ekspres Nozomi için kullanılamaz.)

Japon Demiryolları Pasosunun Ek Avantajı

JR, Japon Demiryolları Pasosu olanlara JR Grubu Otellerinde özel bir indirim fırsatı sunar. Otele giriş işlemlerinizi yaparken, Japon Demiryolları Pasonuzu göstermeniz halinde, %10’luk bir indirim kazanırsınız.
Belirli Bölgeler için Geçerli Japon Demiryolları Pasoları

Belli bir bölgede seyahat edecekler için aşağıdaki JR Pasoları makul fiyatlar ve kolaylık sunar: Hokkaido adası için JR HOKKAIDO PASOSU,, Hokkaido adası dışında Tokyo’dan kuzeydoğu Japonya’ya kadar JR DOĞU PASOSU, Kansai Uluslararası Havalimanı’ndan batı Japonya’ya kadar JR-BATI PASOSU ve Kyushu Adası’nın tamamı için JR-KYUSHU PASOSU. Bu pasolar, aynı zamanda sahiplerine bazı ek avantajlar da sağlar.


Ziyaretçilere Yönelik Hizmetler


Aşağıda, Japonca bilmeyen ziyaretçilerin Japonya’da rahatlıkla gezebilmeleri için hazırlanan bazı sistemlerin ve hizmetlerin bir listesi yer almaktadır.
“i” Information System (Bilgi Sistemi)
Japonya’da seyahat ederken, tüm ülkede geçerli olan “i” Information System uygulamasından yararlanabilirsiniz. Şu an itibariyle sayısı 120 olan “i” merkezler, temsil ettikleri bölgeler için birer bilgi kaynağı niteliğindedir. Tren istasyonlarında ya da şehir merkezlerinde rastgele konuşlandırılan “i” merkezler, kırmızı bir soru işaretinin altında “information” (bilgi) yazılı logoları ile kolayca ayırt edilebilirler.
JNTO Web sitesi
JNTO’nun web sitesi, gezi programınızı yapmadan önce Japonya hakkında detaylı bilgi edinebilmek için ziyaret edebileceğiniz faydalı bir sitedir. Ulaşım, konaklama, alışveriş ve etkinliklere ilişkin kapsamlı bilgilerin bulunduğu bu site, hem İngilizce hem de diğer dillerde internet üzerinden hizmet vermektedir. En son gelişmeleri kolayca takip edebilmeniz için bilgiler, sürekli olarak güncellenir.
Web adresi: Japan National Tourism Organization Web Site

Gönüllü Rehberler Programı
JNTO, iki dil konuşabilen 50.000 gönüllü rehberin, yurt dışından gelen ziyaretçilere yardımcı olmak amacıyla dahil olduğu “Goodwill Guide” (gönüllü rehberler) adında bir programın sponsorluğunu yapmaktadır. Bu gruba mensup rehberler, üzerinde yer küre ve beyaz bir güvercinin resmedildiği programın özel rozetini takmaya hak kazanmışlardır.
Gönüllü Rehberler Programı



Profesyonel Rehber-Çevirmenler
Rehber-çevirmenlerin hizmetlerinden Japonya Rehberler Birliği (Japan Guide Association) (Tel: 03–3213–2706 Faks: 03–3213–2707) ya da Japonya Lisanslı Rehberler Federasyonu (Japan Federation of Licensed Guides) (Tel: 03–3380–6611 Faks: 03–3380–6609) aracılığıyla faydalanabilirsiniz. Bu kuruluşlarda toplam 1400 lisanslı rehber kayıtlıdır.

Kyushu / Okinawa

Japonya’daki en büyük ada olan Honshu adasının güney batısında yer alan Kyushu, ılıman bir iklim, zengin yeşil kırlar, kaplıcalar ve gizemli volkanik oluşumlar sunar.
Kyushu, Kore ve Çin’e yakın olmasından dolayı, 4. yüzyıldan bu yana, daha sofistike olan komşularının kültürel etkisi altında kalmıştır. Ayrıca, 16. yüzyılda Portekizlerin buraya ayak basmasıyla Kyushu, batıyla ilk temas noktası olmuştur.
Shinkansen hızlı treni ile Tokyo’dan 6 saat, Shin- Osaka’dan 3 saat uzaklıktaki Fukuoka, Kyushu’ya açılan demiryolu kapısıdır. Son yıllarda şehir, Asya’daki diğer ülkeler ile olan uluslararası değişimin stratejik noktası haline gelmiştir. 1999 yılında açılan ve merak uyandıran Asya Güzel Sanatlar Fukuoka Müzesi, Asya’nın “bugününü” gözler önüne sermesi açısından ziyaret edilmeye değer yerlerden bir tanesidir. Fukuoka, Hakata-ori ipek kumaşları ile Hakata Dontaku ve Yamagasa festivalleri ile ünlüdür.
Fukuoka’dan arabayla 20 dakikalık mesafede bulunan Dazaifu’da, eski Japon saray kültürüne yönelik bir çok arkeolojik bulgular mevcuttur.Nagasaki, Unzen’e doğru giden bir yol niteliğindedir. Nagasaki, 1639-1859 yıllarını kapsayan Japon tecridi döneminde Tokugawa şogunluğu tarafından dış ticarete açılan tek Japon limanıydı. Aynı zamanda, İkinci Dünya Savaşı sırasında Japonya’ya atılan ikinci atom bombasının da hedefiydi.Şehirde ilgi çeken başlıca yerler arasında Çin Tapınağı olarak bilinen Sofukuji Tapınağı, ulusal hazine niteliğindeki Oura Katolik Kilisesi ve yüzyıllık Glover Konağı bulunur. Şehir, aynı zamanda Puccini’nin ünlü operası Madame Butterfly dekorunu anımsatan manzarası ile ünlüdür.Nagasaki Barış Parkı, Hiroshima’ya düşen ilk bombadan 3 gün sonra, 9 Ağustos 1945 tarihinde atılan atom bombasının tam düştüğü yeri anmak üzere planlanmıştır.Nagasaki’den araba ile 2 saat uzaklıktaki Unzen’de, hem yüksek yamaçlarda hem de deniz kıyısında bulunan kaplıca merkezleri yer alır.
Aktif bir volkan olan Unzen Dağı, en yükseği Fugendake (1360 m.) olmak üzere üç zirveden oluşur. Shimbara, bir zamanlar Shimbara Kalesi’nin yükseldiği bölgedir. Kalenin tekrar inşa edilen en yüksek kulesi şu anda bir müze olarak işlev görmektedir.Bu müzede, bölgede yaşamış ve 1638 yılında Shogunluğun zulmüne karşı son mücadelelerini vermiş olan Hıristiyanlara ait kayıtlar ve belgeler sergilenir. Kumamoto, sınırlı ekspres tren ile Hakata istasyonundan 1 buçuk saat uzaklıktadır. Belli başlı turistik yerler arasında, Kumamoto Kalesi ve Suizenji Parkı bulunur. Kumamoto, aynı zamanda dünyanın en geniş volkanik çöküntüsü olan Aso Dağı ve Kuju Dağı’nın bulunduğu Aso-Kuju Ulusal Parkı’na bir geçiş kapısı niteliğindedir.
Trenle Oita’dan 15 dakika uzaklıktaki Beppu Kaplıcası, Kyushu’nun batı kıyısında yer alır. Bir kaplıca merkezi olan Beppu, kaynayan çamur havuzları ile ünlüdür. Bu havuzlardan en aktif olanı, gürültülü bir şekilde patlama yaparak havaya çamur sıçratır. Halka açık kaplıcalar, bölgede 100’den fazla olup buranın, Japonya’da bulunan en büyük kaplıca merkezi olduğunun açık bir göstergesidir. Buradaki her banyoyu deneyin ve çok çeşitli kaplıca sularının keyfini çıkarın.Sınırlı ekspres tren ile Oita’dan 3 saat 20 dakika uzaklıktaki Miyazaki, gözde bir tatil beldesidir.
Miyazaki’nin güneyinde deniz kıyısında yaklaşık 100 km. boyunca uzanan Nichinan Kaigan Ulusal Parkı, turistlerin ilgi odağıdır. En çok ziyaret edilen yeri ise palmiyeler ile kaplı küçük bir ada olan Aoshima Adası’dır.Kagoshima, sınırlı ekspres tren ile Miyazaki’den 2 saat 20 dakika uzaklıktadır. Şehirde, güzel manzaralar, tarihi yerler ve kaplıcalar çoğunlukta olup aktif bir volkan olan Sakurajima da burada yer alır.
Nishi-Kagoshima istasyonundan trenle 1 saat uzaklıkta, Japonya’daki en ünlü kaplıca merkezlerinden biri olan Ibusuki bulunur.
Satsuma Yarımadası’nın en güney ucunda yer alan Ibusuki, ününü, beyaz kumlu sahiline ve zengin alt tropikal bitki örtüsüne borçludur. Buradaki benzersiz sıcak kum banyosunu deneyebilir ve yorgunluğunuzu üzerinizden atabilirsiniz.Kagoshima Havalimanı’ndan uçakla 40 dakika uzaklıktaki Yakushima Adası, binlerce yıl öncesine dayanan “Yaku-sugi” sedirlerinin yükseldiği ilkel ormanlardan bir tanesine ev sahipliği yapar. Burada dağcılık, vadi yürüyüşleri, kanoyla gezme ve çevre turları dahil olmak üzere bir çok açık hava etkinliğine katılmak mümkündür.Okinawan adaları arasında en çok bilinen büyük Okinawa adası, Tokyo’dan uçakla 2 saat 30 dakika, Osaka’dan (Itami) 2 saat 15 dakika uzaklıkta yer alır. Köklü tarihi, mercan resifleri, zümrüt yeşili denizi, güneşli gökyüzü ve alt tropikal bitki örtüsü ile ziyaretçilerin gözdesidir.Bölgede bulunan adalar, İkinci Dünya Savaşı sonunda Amerika Birleşik Devletleri tarafından işgal edilmelerinin ardından 1972 yılında Japonya’ya geri verilmiştir. Bir eyalet şehri olan Naha’daki turist merkezleri arasında, İmparatorluk ailesinin tanrı ataları olduklarına inanılan üç tanrıya ithaf edilmiş Naminoue Mabedi, ilk defa 450 yıl önce inşa edilmiş ve Ryukyu Hanedanlığı zamanında Okinawa’nın eski krallarının mozolesi olan Sogenji Tapınağı ve Kral Shosei’nin hükümdarlığı zamanında inşa edilmiş Shuri Kalesi’nin ikinci kapısı olan Shurei-nomon ya da Nezaket Kapısı yer alır. Okinawa Senseki (Muharebe Alanları) Ulusal Parkı, İkinci Dünya Savaşı’nda ölen 200 binden fazla kişinin ruhuna ithaf edilmiş anıtlardan oluşur.Ana adanın etrafında bulunan küçük adalar, dalış yapanlar ve turistler için denizaltını bir oyun parkına çeviren dünyadaki en berrak deniz suyu ve en güzel mercan resifleri ile övgüye değerdir.

Tohoku

Tohoku bölgesinde turistlerin ilgisini çeken, görünüşte sade ancak zengin ve derin bir havaya sahip çok çeşitli yerler bulunur. Renkli doğal bir dünya, dost canlısı yerli halk ve bölgenin kısa yaz döneminde doruğa ulaşan canlı yaz festivallerinin bir birleşimi ve çok daha fazlası…
Honshu adasının kuzey kesimi Tohoku bölgesi olarak adlandırılır. Yüksek yamaçlarda hava her zaman ferahlık verecek kadar serin olup yaz aylarında ülkenin güneybatı bölgelerinden 10 derece kadar daha soğuktur. Tohoku’nun her yerinde sade görünümlü kaplıcalar mevcuttur ve bu kaplıcalar Japonya’nın dört bir yanından “onsen” meraklılarını kendine çeker.
Şifa dağıttığı bilinen bu kaplıcalar, eskiden beri tedavi amaçlı hizmet vermektedir. Shinkansen hızlı treni ile Tokyo’ya 2 saatlik mesafedeki Sendai, Pasifik Kıyı bölgesine geçiş yoludur. Sendai, trenle 40 dakika uzaklıktaki Matsushima’ya yapılan geziler için bir üs niteliğindedir.
Matsushima, Japonya’daki en güzel üç yerden biri olarak bilinir. Manzaralı körfezi yüzlerce adacıkla süslenmiştir. Tekne ile körfezin etrafında güzel bir gezinti yapabilirsiniz.Sendai’den trenle 1 saat 30 dakikalık mesafedeki Hiraizumi, Kyoto şehri model model alınarak kurulmuş bir şehir olup 1109 yılında inşa edilen Chusonji Tapınağı ile bilinmektedir. Orijinal olarak siyah lake kaplı ve altın yaldızla bezeli Konjikido (Altın Salon) 11 Buda simgesine ev sahipliği yapar.
Morioka’dan hızlı ekspresle 2.5 saat uzaklıktaki Aomori, Towada-Hachimantai Ulusal Parkı’nın gözdeleri olan Towada Gölü ve Oirase Vadisi’ne yapılan seyahatlerin başlangıç noktasıdır. Parkın merkezinde bulunan Towada Gölü, Japonya’daki en güzel göllerden biridir. Batı kıyısında, 14 km. uzunluğundaki Oirase vadisi uzanır. Sık ağaçlarla kaplı dar ve dik yamaçları oyunca kıvrılarak uzayan gezinti yerleri, tertemiz dereleri ve küçüklü büyüklü şelaleleri ile dinlendirici manzaralar sunar.
Aomori şehrinde mutlaka görülmesi gereken yerlerden biri de Aomori merkezinden otobüsle 30 dakika uzaklıkta bulunan eski Sannai-Maruyama kalıntılarıdır. 4000 ila 5500 yıl öncesine uzanan bu kalıntılar, Jomon dönemi topluluklarından kalan en geniş çaplı kalıntılardandır. Toprak üstüne çıkarılmış eşyalar ve eski ev röprodüksiyonları halka açıktır. Şehirde Ağustos ayında düzenlenen Nebuta Festivali, tüm ülkeyi temsil eden bir festival olup dünyanın dört bir yanından eğlence meraklılarını kendisine çekmektedir.
Hirosaki, hızlı ekspres ile Aomori’den 30 dakika uzaklıktadır. Hirosaki Kalesi ve çevresi, her yıl mayıs ayının başında çiçek açan yaklaşık 5000 kiraz ağacının görüntüsüyle canlanır.Aomori ve Akita’nın eyalet sınırları arasında uzanan Shirakami-Sanchi Dağları, çok yaşlı kayın ağaçlarının bulunduğu geniş bir orman arazisi olup doğanın el değmemiş köşelerini içinde saklar. Hemen yakınlarda “Mini Shirakami” yürüyüş yolu uzanır.Akita Shinkansen hızlı treni ile 2 saat uzaklıktaki Akita şehri, Tohoku bölgesindeki bir diğer muhteşem yaz festivali olan ve ağustos ayında düzenlenen Kanto festivaline ev sahipliği yapar.Shinkansen ile Akita’dan 75 dakika uzaklıktaki Kakunodate, samuray evleri ve depoların bulunduğu tarihi bir kasabadır. Buradaki samuray evleri artık müze ve restoran olarak işlev görmekte olup ziyaretçilere eski Japonya’nın havasını teneffüs etme fırsatı tanır.Shinkansen ile Tokyo’ya 3 saatlik mesafede bulunan Yamagata Eyaleti’nde ziyaretçiler, Zao sıradağlarında kayak yapma ve kaplıcaların keyfini çıkarma şansı yakalar.
Zao “Okama” (=kazan) zümrüt yeşili suyu ile parlayan mistik bir krater gölüdür. Mutlaka ziyaret etmenizi öneririz. Tsuruga Kalesi’nin yer aldığı bir kasaba olan Aizu Wakamatsu, Shikansen ya da JR hızlı treni ile Tokyo’ya 2 saat 30 dakika uzaklıktadır. Hemen yakınında, ünlü kayak merkezlerinden Bandai Dağı ve Inawashiro Gölü uzanır.
UNESCO tarafından ilan edilen Dünya Mirası Alanı: Shirakami-Sanchi Dağları [Aomori ve Akita]Kaynak: Japonya Ulusal Turizm Organizasyonu, Japonya Rehberi


Japonya’nın Büyüleyici Güzellikleri


Neredeyse tüm dekoratif unsurların ortadan kaldırıldığı, saklı mimari zarafetin özünü temsil eden ihtişamlı Budist tapınakları… Koyu yeşil ağaçların arasında yükselen sakin ve görkemli Şinto mabetleri… Hepsi Japonya’da. Her yerinde… Hatta Tokyo ve Osaka gibi büyük merkezlerde… Birçoğu 1000 yılı aşkın yaşta… Japonya’ya özgü, eski ve yerli bir din olan Şinto, ata ruhlarına tapınma ve doğal dünya ile uyumu vurgular. 6. yüzyılda Asya kıtasından Japonya’ya yayılan Budizm ise ruhani aydınlanma ve kurtuluş öğretisidir. Her ikisi de, bugün dahi Japonlar için kültürel ve estetik açıdan en başta gelen ve gelişen ilham kaynakları olmuştur. Tapınakların kendine özgü yapılarının yanı sıra, buralarda Budist imgelerine rastlamak mümkün olup, bahçeler de muhteşem sanat eserleri niteliğindedir. Japon bahçeleri, doğa güzelliklerinin kısıtlı bir alana sığdırılmış ve arındırılmış röprodüksiyonları olarak dünya çapında bir üne sahiptir. Bir tapınağın verandasına oturun ve önünüzde uzanan bahçeyi seyrederken bırakın zaman akıp gitsin… Bu, her şeyden uzaklaşmanın en güzel yoludur. Zamanın böylesine yavaş akıp gitmesi insana derin bir huzur verir. Eski çağlardan bu yana, mabetlere ve tapınaklara yapılan hac gezileri Japonlar için büyük bir eğlence kaynağı ve aynı zamanda turizmin müjdecisi olmuştur. Gelin ve bu deneyimi kendiniz yaşayın.


Doğa Kırsal Peyzaj

Tokyo gibi büyük şehir merkezlerinden yalnızca birkaç saatlik araba ya da tren yolculuğundan sonra tamamen farklı bir dünyaya adım atabilirsiniz. Kendinizi arka planda heybetli dağların ve tepelerin uzandığı doğayla iç içe, huzurlu bir yerde hayal edin. Uzak dağlarda yaşayan küçük bir topluluğaya da deniz kenarında bir balıkçı köyüne ne dersiniz? Kırsal bölgelere yapılan bir gezi, doyuma ulaşmanın altın anahtarı olabilir, özellikle de bu seyahat her şeyden uzaklaşmak ve henüz bilinmeyen bir dünyayı, içinde yaşayan insanları ile keşfetmek anlamına geliyorsa…
Pirinç ekimi, Japonya’da 2000’i aşkın yıl önce başlamıştır. Şüphesiz, o tarihlerden bu yana, Japon toplumu ve sanayisi büyük değişimlere uğramıştır. Ancak, pirinç ekimi her zaman için en temel yapı taşı olmuştur. Yaz aylarının başlarında suyla dolup taşan pirinç tarlaları, sıra sıra ekilmiş genç pirinçbitkilerinin taze yeşilliği ile parlar. Sonbaharda ise tarlalar kurutulur ve ekinler olgunlaştıkça altından bir halı görünümünü alır. Bu manzaralar zihinlerde Japonya’nın nostaljik görüntülerini uyandırır ve tüm ülke boyunca, her yerde görülmesi mümkün manzaralardır. Japonya, pirinç ile tarlalarda yetişendiğer ekinler açısından zengin olduğu gibi dağlarda ve denizlerde yetişen nimetlerle de ayrıca kutsanmıştır. Yerel festivaller, sahne sanatları ile el sanatları ve kendine has lezzetlerle bezenmişyerel mutfağı, insanın yaşamı boyunca hatırlayacağı, “tam anlamıyla iz bırakan” bir deneyim sunmaktadır. Ancak, hepsinin ötesinde, yüreklerinizi en fazla fethedecek olan, karşılaşacağınıziçten misafirperverliktir..

Gönüllü Rehberler Programı

JNTO (Japon Ulusal Turizm Organizasyonu), iki dil konuşabilen 50.000 gönüllü rehberin, yurt dışından gelen ziyaretçilere yardımcı olmak amacıyla dahil olduğu “Goodwill Guide” (gönüllü rehberler) adında bir programın sponsorluğunu yapmaktadır.
Bu gruba mensup rehberler, üzerinde yer küre ve beyaz bir güvercinin resmedildiği programın özel rozetini takmaya hak kazanmışlardır.
Japonya’da, 58 adet SGG (Systematized Goodwill Guides - Sistemli Gönüllü Rehberler) grubu bulunur. Çoğunluğunu öğrencilerin, ev hanımlarının ve emeklilerin oluşturduğu bu gruplar, yabancı dillerini kullanarak çeşitli faaliyetlere iştirak ederler. Bazı gruplar, ziyaretçinin belli bir tarihte gideceği belli bir yer için kendisine eşlik ederken, bazıları da talep üzerine turistlerle buluşarak yardımcı olmaya hazırdırlar.
Rehberler gönüllü oldukları için, sundukları hizmet karşılığında ücret almazlar. Ancak, seyahat masrafları ile turistik yerlere girişlerde alınan ücretlerini ve birlikte yemek yerseniz yemek masraflarını karşılamanız beklenir.
Japon Ulusal Turizm Organizasyonu’nun ilgili web sayfası:
http://www.jnto.go.jp/eng/arrange/essential/guideservice.html#volunteer
Gönüllü grupların bölgelere göre listesi:
http://www.jnto.go.jp/eng/arrange/essential/list_volunteerGuides_a-n.html
Tokyo’daki Gönüllü Kuruluşlar:
http://www.jnto.go.jp/eng/arrange/essential/list_volunteerGuides_o-z.html#tokyo
Osaka’daki Gönüllü Kuruluşlar:
http://www.jnto.go.jp/eng/arrange/essential/list_volunteerGuides_o-z.html#osaka

Kaynak: Japonya Ulusal Turizm

Seto İç Denizi / Shikoku


İki büyük ada Honshu ve Shikoku’yu, yedi muazzam köprüyle birbirine bağlayan “Shimanami-kaido” rotası yakın zamanda faaliyete açılmıştır. İç Deniz üzerindeki otoyol ve köprü güzergahı, küçüklü büyüklü tekneler, gemiler ve renkli küçük adaların süslediği mavi deniz ile dokunmuş muhteşem manzaraları gözler önüne serer.

Seto-Naikai ya da İç Deniz’in etrafında başlıca üç ada bulunur: Honshu, Shikoku ve Kyushu. Aralarında Seto Ohashi, Akashi-kaikyo Ohashi ve Shimanami-kaido köprülerinin de bulunduğu yedi köprü sayesinde artık Honshu’dan Shikoku’ya geçmek çok kolay ve eğlenceli bir hale gelmiştir. Ayrıca gemiler ve feribotlar da, Osaka, Kobe, Hiroshima, Onomichi ve Wakayama şehirlerinden geçerek iki ada arasında gider gelirler.
Muhteşem deniz manzaraları ve yumuşak iklimiyle İç Deniz sakin, huzurlu ve güzeldir. 600’den fazla ada, 8200 km2’lik bir alana yayılmıştır. İç Deniz’in muhteşem manzaralarının keyfini çıkarmak isterseniz toplam uzunluğu 60 km. olan “Shimanami-kaido” rotası üzerinde yürüyüşe çıkmanızı ya da bisikletle dolaşmanızı özellikle tavsiye ederiz. Yedi köprü, Honshu ve Shikoku arasında uzanan nispeten daha küçük altı adayı birbirine bağladığından, “Shimanami-kaido”, gezmek için ideal bir güzergah oluşturur. Bu zengin kıyı manzarası içinde bir çok küçük liman, balıkçı köyleri, tuz sahaları ve adanın eğimli yamaçlarında bulunan çiftlikler yer alır.

İç Deniz’de bulunan Naoshima Adası’ndaki Naoshima Kültür Köyü Okayama’dan tren, feribot ya da arabayla yaklaşık 1 saat 30 dakika uzaklıkta yer alır. “Köy”de güzel bir çağdaş sanatlar müzesi bulunur ve bu müzenin mimarisi, adanın sakin doğal çevresi ile uyum içerisindedir.
Shikoku Adası, dört eyaletten oluşur ve bu eyaletlerin her birinde eskiden birer kale bulunmaktaydı. Renkli İç Deniz Kıyısı ve dinamik Pasifik Okyanusu Kıyısı’nın doğal güzelliği, Shikoku’da turistlerin ilgisini çeken en önemli unsurlardandır. Honshu tarafında Kansai bölgesinde bulunan büyük şehirler ve Shikoku’daki şehirler arasında yakın zamanda başlatılan doğrudan otobüs seferleri sayesinde, buralara erişim çok daha kolay bir hale gelmiştir.
Okayama’dan trenle 1 saat uzaklıktaki Takamatsu, Honshu’dan Shikoku’ya ana geçiş kapısı olup adanın çevresinde dolaşmak için de iyi bir başlangıç noktasıdır. Takamatsu’da görülmeye değer bir çok yer mevcuttur. Ritsurin Parkı, bu bölgede bulunan en güzel geleneksel bahçelerden biridir. Bu park, Matsudaira klanına ait bir villanın bulunduğu sahada 350 yıl önce düzenlenmiştir.
Shikoku’nun en büyük şehri olan Matsuyama, hızlı ekspres ile Takamatsu’dan 3 saat ya da tekneyle Hiroşima veya Kure’den 1 saat uzaklıktadır. Matsuyama Kalesi, ülkenin en iyi korunan kalelerinden bir tanesidir. Bunun yanı sıra, Matsuyama’dan trenle 20 dakika uzaklıktaki Dogo Kaplıcası da Japonya’daki en eski kaplıcalardan biridir.

Hızlı trenle Takamatsu’dan 3 saat uzaklıktaki Kochi, zengin tarım toprakları ve Shikoku’nun güney kıyısı boyunca balık çiftliklerinin bulunduğu bir eyalettir. Güneybatı kıyısındaki ulusal parkta dalıştan balinaları izleme olanağına kadar çok çeşitli açık hava etkinlikleri mevcuttur.
Tokushima Eyaletine Kansai Bölgesinden hızlı otobüsle yaklaşık 2 saat 30 dakikada ulaşmak mümkündür. Eyalet başkenti olan Tokushima şehri, her yaz düzenlenen Awa-Odori dans festivali ile ün kazanmıştır. Tokushima şehrinden trenle 40 dakika uzaklıktaki Naruto, dar Naruto Boğazları’nda meydana gelen dev girdapları ile bilinir. Bu girdaplara daha yakından bakmak için gezi teknesinde yerinizi ayırtın.

Rokkakudo Tapınağı

Bu sefer güvercinlerin mutluluk taşıdıkları söylenen tapınağa, Rokkakudo’ya bilgi toplamaya gittim. İsminde olduğu gibi altıgen şeklinde tapınak olduğu söylenmesine rağmen kalbinizi yakalamasına izin verip ziyaret ettiğinizde, aslında “Çiçek sanatı kökeninden gelen yer” olduğu, Shotokutaishi (Prens Shoutoku)’nin inşa ettirdiği tapınak olduğu gibi ilgi çekici konuşmaları çokça duyabilmeniz mümkün.
Romantik bağ, söğüt ağacının birleşmesi yada mutluluk taşıdıkları söylenen güvercin motiflerini oluşturan sevimli dilek kağıtları gibi kalpten gelen büyük başarıların faydalarının çok fazla olduğu Rokkakudo’yu size takdim ediyorum. Kyoto’nun tam ortasında, Kyoto şehrinin bulunduğu bölgede bir numarada bulunan Rokkakudo, “Sayın Altıgen” takma adıyla bilinmektedir. Gerçek adı Shiunzanchouhou Tapınağı olup, Shotokutaishi tarafından inşa ettirilmiştir.
Shotokutaishi rüyasında, Tanrı’nın “Bu toprakların üzerinde acı içinde kıvranan insanları kurtarmak istiyorum” uyarısını duydu.Böylece Tanrı’nın buyruğunu yerine getirmek için binanın inşasında kullanılmak üzere direklik bir ağaç ararken, mor bulutların örttüğü devasa bir ağaç buldular.Buldukları ağaç kökünden altıya ayrılmış olduğu için onları birer birer sütun olarak kullanınca tapınağın kendiliğinden altıgen şekline büründüğünü söyleyen gizemli bir hikaye günümüze kadar gelmiştir.
Tapınaklar bölgesinin içinde, Shotokutaishi’ye adanmış prens salonu da bulunmaktadır. İçerisinde prensin iki yaşındayken dua ettiği Buda’da bulunuyor. Prens salonunun, gölün yüzeyine çıkmış gibi inşa edildiği, ve prensin banyosunun kalıntılarını barındırdığı söyleniyor.Ayrıca Rokkakudo çiçek sanatının kökeninin yeridir. Göl kenarında Ononoimoko ‘yu kurucusu yaptığı tapınağın tarafından göl tarafına bağırmasının sonrasında “ikebana” tamamlanmış oldu.Son zamanlarda gölde kuğuların zarifçe yüzdüğü sahneyi seyretmek, kalpleri ısıtıyor. Rokkakudo, imparatorluk sarayının yakınında olduğu için zengin toprak yada Kyoto şehri merkezi diye adlandırılır. Buna kanıt olarak içerisinde “göbek taşı” bulunmaktadır.
Oldukça fazla bulunan çocuk Jizou, Rakanzou (Budist tapınaklarda bulunan putlar), ve sevimli Jizou’ların da sıralandığı kalplerin yumuşamasını sağlayacak gibi bir yerdir.Ağaçların arasında baykuş şekli görülebilir ama aslında, gerçek olmamakla birlikte, baykuş şeklinde konulmuş bir hayvan heykelciğidir. Tapınağın içerisinde hayvan heykelciklerini bulmak da orada alınabilecek keyiflerden biridir.Tapınakta, modern binaların yapılmasıyla birlikte “ikebana malzeme odası” da bulunmakta. İkebana hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak isteyenlerle, çiçeleri sevenler mutlaka malzeme odasını incelemeliler.Eskiden, Muro Machi Adachimomoyama döneminden yakın zamana kadar ikebana ile ilgili tarihsel malzemeler boldu.
Güzel çiçeklerin resimlerinin bulunduğu en eski çiçek kitabı, paravanlar, vazolar göz atılmaya değerdir.Giriş ücretsiz olup, inceleme yapmak için telefonla randevu almak gerekmektedir. İnceleme yapmak isteyenler kendiliklerinden de giriş yapabilecekleri için, yavaşça tarihsel malzemelerle sanatsal parçaların görüldüğü yüksek kaliteli Kyoto turu yapılmış olabilir.
Rokkakudo’da yılda iki kere büyük ve özel çiçek sergisi düzenleniyor. Baharda “İkenobou (ikebana grubunun adı) Sergisi” açılıyor. Bu yıl 18-21 Nisan tarihler arasında gerçekleşmiştir. İkebanayı hissedebileceğiniz bu güzel fırsatı kaçırmamış olduğunuzu umuyoruz. Ana binanın sağ tarafında bulunan söğüt ağacının dalları evlilikle alakalı dilek kağıtlarıyla doludur.
Heian döneminde İmparator Saga daha sonra imparatoriçe olacak bayanla o söğüt ağacının altında karşılaştığı rivayetinden, dilek kağıdını söğüt ağacının iki dalına bağlayınca evlilik için kısmetinin açılacağı söyleniyor.Sadece bir tek dilek dilendiğinde gerçekleşeceğine inanılan “Tek dileklik Jizou” da popülerdir.Dilekler sadece bir tane yazıp iple bağlayarak, sevimli Jizou’ dan istenebilir.
Çok önemli dileklerin gerçekleşmesi için iki taneden fazla yazmamaya dikkat edilmesi gerekiyor.Böylelikle tapınağın bahçesinde, mutluluk taşıdığı söylenen güvercinler oldukça fazlada bulunmaktadır. İyi şans getiren bölümleri de olduğu için kısmet veya mutluluk getiren koruyucu muskalarla, fazla sayıda farklı ürünler bulunmakta, ve zengin hediyelik ürünleri de tapınağın cazibesini arttırmaktadır.
Ayrıca, güvercinler Rokkakudo tapınağının sembolü olup, o güvercinlerin bulunduğu motiflerin kullanıldığı dilek kağıtları asıl konudur.“Mutluluk güvercininin dilek kağıdı” ‘nın özelliği bir ağacın üzerine konmuş güvercin heykelciğinin dilek kağıtlarını beklerkenki sevimli görüntüsüdür. Güvercinin yüzü her kişinin elinde sabitleşen bir resim olduğundan, her birinin yüz ifadesinin azar azar değişmesinin farklı bir zevki var. Güvercinin dilek kağıdında kötü şans olmayacağı için içiniz rahat olsun.

Hokkaido Gezi Rehberi


Hokkaido – doğanın cenneti… Bu geniş bölgeyi dağları, yüksek yamaçları, nehirleri, gölleri, denizi ve masmavi gökyüzü ile gönlünüzün dilediği gibi gezin.
Japonya’nın en kuzeyinde bulunan büyük Hokkaido adası, 18. yüzyıldan bu yana kalabalık bir yerleşim merkezi olmuştur ve bugün de, geçmişte olduğu gibi, doğal güzellikler açısından çok zengindir. Sapporo, Tokyo ve Osaka’dan Hokkaido’ya havayolu geçiş kapısı niteliğinde olup adanın kültürel, ekonomik ve siyasi merkezidir. Şehir, dama tahtası gibi düzenlenmiş temiz sokakları ile göze çarpar.
Şehrin ana caddesi, her yıl Şubat ayında dünyaca ünlü Sapporo Kar Festivali’nin düzenlendiği çiçeklerle süslü Odori Parkı’dır. Sapporo’nun tarihi anıtı olan Saat Kulesi’nin hemen yanında şehrin tarihini yansıtan bir müze bulunur. Gözde bir kaplıca merkezi olan Jozankei Kaplıcası’na, Sappora’dan kısa bir yolculuk sonunda ulaşılabilir. Bu kaplıca merkezi aynı zamanda uzun süreli ziyaretçiler için de bir cennettir.

Otobüsle Sapporo’dan 1 saat 20 dakika uzaklıktaki Shikotsu Gölü, art arda yükselen kayalıklar arasına sokulmuş güzel bir çöküntü gölüdür. Gölün suyu koyu mavidir ve hiçbir zaman donmaz.
Daire şeklindeki çöküntü gölü Toya Gölü ise bir başka güzelliktedir. Sık ağaçlarla kaplı dört adacık olan Nakanoshima Adaları gölün tam ortasında yer alır.
Aomori’den trenle ulaşılabilen Hakodate, Hokkaido’nun diğer bir gözde turistik beldesidir. Hakodate, olağanüstü gece manzarası ile bilinen bir liman kasabasıdır. Yıldız şeklindeki Goryokaku kalesi, manzaralı Hakodate Dağı’yla birlikte başlıca çekim noktasıdır. Kasabanın sabah pazarı, taze balık ve sebzelerle dolu, 360’tan fazla küçük dükkan ve sergisini dolduran alıcıları ve gezinenleri ile görülmeye değer niteliktedir. Pazarın hareketli kalabalığını seyretmek bile çok ilgi çekici bir deneyim olacaktır.
Hokkaido’nun merkezindeki Asahikawa, sınırlı ekpsres tren ile Sapporo’dan 1 saat 30 dakika uzaklıktadır. Buradan yerel trenle 1 saat daha yolculuk ederseniz yaz aylarının başlarında açan lavanta tarlaları ile ünlü Furano’ya ulaşırsınız. Bu geniş tarlalar nergis, lavanta ve kozmos çiçeklerinden zarif bir kemer oluşturur.
Arabayla, Furano’nun bu olağanüstü doğal güzellikteki çiçek tarlaları boyunca ilerlemek her yaştaki ziyaretçiler için oldukça popüler olup tam anlamıyla unutulmaz bir deneyimdir.
Doğu Hokkaido’daki en büyük şehir olan Kushiro, sınırlı ekspres ile Sapporo’dan 4 saat uzaklıktadır. Hokkaido’nun doğu taraflarında, billur gölleri ile doğanın el değmemiş güzellikleriyle karşılaşırsınız. Burada en çok ilgi çeken yer, vahşi doğanın barınağı olan Kushiro Bataklığı’dır. Bu olağanüstü bataklık boyunca zikzak çizerek akan Kushiro Nehri’nde kano yapmak hayatınız boyunca unutamayacağınız bir anı olacaktır.
Yeşil doğanın bir parçası olan Hokkaido, doğa sevenlere sayısız açık hava etkinliği sunar. En çok ilgi çekenler arasında, yunus ve balinaları izlemek, rafting, at binmek, orman yürüyüşü, balonla gezinti ve çok daha fazlası yer alır.

Kaynak: Japonya Ulusal Turizm Organizasyonu, Japonya Rehberi

Japonya’da Alternatif Konaklama Olanakları


Konaklama için bir diğer seçenek ise Budist tapınaklarıdır. Bu tapınaklardan bazıları geceyi geçirmek için gelen konuklara kapılarını açar. Bazı tapınaklar, konukların Zazen meditasyonuna katılmalarına izin verirken, diğerleri de ücret karşılığında odaları konukların hizmetine sunar.
Gençlik Yurtları

Japonya’da, çok uygun fiyatlarda temiz ve pratik yerler olan 320′ye yakın Gençlik Yurdu bulunur. Bunların birçoğu, halka açıkken bazıları özel mülkiyet altında işletilir ve Japon Gençlik Yurtları A.Ş. ya da Uluslararası Gençlik Yurtları Federasyonu’na üye zorunluluğu mevcuttur. Uluslararası Gençlik Yurtları Federasyonu’na kendi ülkenizde
ya da Tokyo’daki ulusal merkez üzerinden üye olabilirsiniz. İsmi gençlik yurtları olmasına rağmen, bu yurtlar için herhangi bir yaş sınırlaması yoktur. Ancak diğerleri ile
kıyaslandığında daha fazla kural olduğu söylenebilir. Bir gençlik yurdunda kalmak, yemek hariç kişi başı 3.000 yen gibi bir tutara mal olur.
“Welcome Inn”

“Welcome Inn” Rezervasyon Merkezi (WIRC), tüm ülkede bulunan ve Welcome Inns adı verilen üye konaklama merkezlerinde uygun fiyatlarda yer bulmanıza ve ayırtmanıza yardımcı olur. Bunlar arasında, otellerden, emek, hizmet ücreti ve vergi hariç kişi başı gecelik fiyatı 8.000 Yen’den daha az olan Halk Pansiyonları’na kadar çok çeşitli konaklama merkezleri yer alır ve küçük aileler ile az sayıdaki arkadaş grupları için çok uygundur. Türlerine göre sıcak bir karşılama ve tam bir konukseverlik simgeleridir.
WIRC, JNTO’nun kardeş kuruluşu olan Uluslararası Turizm Merkezi tarafından işletilmektedir. Hizmetler ücretsizdir. Daha fazla bilgi için lütfen http://www.itcj.or.jp sitesini ziyaret ediniz.

Fotoğraf: Futon (Yer yatağı)
Kaynak: Japonya Ulusal Turizm Organizasyonu, Japonya Rehberi

Japonya’nın En İyileri

Bunların arasında, hoş bir manzaraya sahip Fuji-Hakone-Izu Ulusal Parkı’ndaki Hakone-Yumoto kaplıca merkezi; iki eski başkent Kyoto ve Nara; “Beyaz Balıkçıl Kalesi” olarak bilinen Himeji Kalesi; Kurashiki ve eski Japonya’nın esintilerini taşıyan geleneksel şehir manzarası; Japonya’nın en güzel 3 bahçesinden biri olan Korakuen Bahçesi ile ünlü Okayama; Japonya’da en güzel manzaraya sahip 3 yerden bir tanesi olan Miyajima Adası; ve dünya barışının simgesi olan Hiroshima şehri yer alır. Hiroshima’dan Kyushu’ya ya da Shimanamikaido güzergahı ile Shikoku’ya devam edebilirsiniz.

Büyük boyut için resmin üzerine tıklayınız.

Chubu Bölgesi Gezi Rehberi

Chubu bölgesi, neredeyse Japonya’nın coğrafi merkezi konumundadır. Bu bölgede “Japon Alpleri”, ülkenin en eski ve en geleneksel yaşam tarzlarını yansıtan Japon Denizi kıyısı ve gelişmiş modern sanayisi ile Pasifik kıyısı uzanır. Tüm bunlar, bölgeyi oluşturan farklı yüzlerdir.
Japon Alpleri

Japon Alpleri, Honshu’nun orta ve en geniş kısımları boyunca kuzeyden güneye doğru uzanan bir dizi volkanik tepeden oluşur. Engebeli oluşu ve güzelliği açısından genellikle Avrupa’daki Alpler ile kıyaslanır. Kuzey Alpler, Chubu-Sangaku (Japon Alpleri) Ulusal Parkı’nın önemli bir bölümünü oluşturur.
Nagano

Nagano, 1998 Kış Olimpiyatları’na ev sahipliği yapmasıyla ün kazanmıştır. Bölgede bulunan yüksek alanlar kış aylarında elverişli kayak imkânları sunarken ferah geçen yaz ayları da dağ yürüyüşleri için idealdir. Nagano Şehrinin merkezinde bulunan Zenkoji Tapınağı, Budizm inancının ilk merkezi olarak 1400 yıldır hayranlık toplar. Heybetli ana binası ulusal hazine niteliğindedir.
Matsumoto Şehri

Matsumoto şehrindeki Matsumoto Kalesi’nin en yüksek tepesi siyah duvarlarından ötürü “Karga Kalesi” olarak bilinir. İç savaş dönemlerinde inşa edildiği için dekoratif özelliklerin ağırlıkta olmadığı kalede, basit ve eril bir güzellik hâkimdir
Kanazawa Kasabası

Hızlı ekspres ile Nagoya ya da Osaka’dan 3 saatlik mesafedeki Kanazawa, feodalizmin hüküm sürdüğü zamanların havasını halen yansıtan ve eski bir kalenin bulunduğu bir kasabadır.
Noh tiyatrosu, çay seremonisi ve çiçek düzenleme sanatı gibi süregelen gelenekler, 17. yüzyıldan 19. yüzyıla kadar devam eden, bozulmamış barış döneminin bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır. 1822 yılında kurulan Kenrokuen Parkı, şehrin merkezinde yer alır ve Mito’daki Kairakuen Bahçesi ve Okayama’daki Korakuen Bahçesi ile birlikte Japonya’nın en güzel üç bahçe peyzajından biri olarak bilinir.
Kanazawa’dan başlayıp Fukui’den geçerek yapacağınız 1 saat 30 dakikalık tren yolculuğu sonucunda Zen Budizmi’nin Soto mezhebinin merkezlerinden biri olarak anılan Eiheiji Tapınağı’na ulaşabilirsiniz.
Zen Budizmi’ni Çin’den Japonya’ya taşıyan Rahip Dogen (1200-1253) tarafından yaptırılmıştır. Kanazawa’nın kuzeydoğusunu oluşturan Noto Yarımadası, Japon Denizi’ne doğru çıkıntı yapar. Uzun kıyı şeridi, çok çeşitli bir coğrafyaya ev sahipliği yapar. Dış kıyıları engebeli yapısı ile öne çıkarken, iç kıyılar, resim tablosu güzelliğindeki, sayısız balıkçı köyleri ile koylar ve küçük körfezler açısından zengindir.
Tateyama Kurobe Alpleri Rotası

Tateyama Kurobe Alpleri Rotası muhteşem bir dağlık gezi rotası olup, Toyama Eyaleti’nin Tateyama istasyonundan yerel Toyama-Chiho Demiryolu ile başlayan yolculuk Kuzey Japon Alpleri’ni geçerek Nagano Eyaleti’nin Omachi beldesinde son bulur. 3000 metre yükseklikteki muhteşem dağ manzarasının tadını çıkartmak için teleferik,
otobüs ve troleybüsten yayarlanabilirsiniz.
Niigata

Tokyo’dan 1 ila 2 saatlik uzaklıktaki Niigata Eyaleti, dünyanın en karlı bölgelerinden biri olup kış boyunca çok sayıda kayakçının akınına uğramaktadır. Deniz otobüsü ile Niigata’dan 1 saat uzaklıktaki Sado Adası, beşinci en büyük Japon adasıdır ve ikili paralel dağ sıraları arasında konuşlanmış birçok küçük pirinç çiftliğine ev sahipliği yapar.

Japonya’da Trenle Ekonomik Seyahat Etmenin Yolları


Ekonomik biletlerle Japonya’da seyahatin keyfini trenle çıkarın.

Tokyo’da Ekonomik Biletler

●“Tokyo Furii Kippu”

Tam; 1.580 Yen
Bu biletle, Tokyo şehri sınırları içerisinde JR hatları, herhangi bir Tokyo metro hattı, Toei (Büyükşehir) metro hatları, Toden (Büyükşehir tramvay hizmetleri) hatları ve Tobasu (Büyükşehir otobüs hizmetleri) hatları üzerinde bir gün boyunca sınırsız seyahat edebilirsiniz.
● “Tokunai Pasosu”

Tam; 730 Yen
Bu biletle, Tokyo şehri sınırları içerisinde JR hatları üzerinde bir gün boyunca sınırsız seyahat edebilirsiniz.
● Tokyo Metrosu “Bir Günlük Açık Bilet”

Tam; 710 Yen
Bu biletle, Tokyo metro hatları üzerinde bir gün boyunca sınırsız seyahat edebilirsiniz.
●“Tokyo Metrosu / Toei Chikatetsu Ichinichi Joshaken”

Tam; 1000 Yen
Bu biletle, Tokyo metrosu ve Toei metro hatlarının herhangi bir tanesi üzerinde bir gün boyunca sınırsız seyahat edebilirsiniz.
Kansai Bölgesi Ekonomik Tren Biletleri

●“Surutto KANSAI”

2 günlük bilet: Tam; 3.800 Yen.
3 günlük Bilet: Tam; 5.000 Yen
Bu biletle, 43 özel ve devlete ait ulaşım şirketi tarafından işletilen tren ve otobüs hatları üzerinde 2 ya da 3 gün boyunca sınırsız seyahat edebilirsiniz. Ayrıca bilet, sahibine
tren/otobüs hatları boyunca birçok hizmetten indirimli olarak yararlanabilmek gibi ek avantajlar da sağlar.

Kaynak: Japonya Ulusal Turizm Organizasyonu, Japonya Rehberi

Nagoya Şehri Gezi Rehberi

Nagoya, Shinkansen hızlı treni ile Tokyo’ya 366 km. ya da 1 saat 50 dakika, Shin-Osaka’ya 1 saat uzaklıktadır. Japonya’nın dördüncü en büyük şehri olan Nagoya, hoş sokakları ve geniş caddeleri ile eski bir kalenin bulunduğu bir yerleşim merkezidir. Bölge, Japonya’nın porselen sanayisi, lake eşyalar, “shibori-zome” adı verilen düğümlü batik boyama tekniğinin uygulandığı kıyafetlerle diğer sanatlar ve el sanatlarının merkezi kabul edilir.
Şehir merkezinin yakınında, daha önceleri Tokugawa alanının yerleşim merkezi ve askeri üssü olan Nagoya Kalesi bulunur. Sakae semtindeki Tokugawa Müzesi, Tokugawa hanedanlığından kalan 10 binden fazla eşyaya ev sahipliği yapması açısından görülmeye değerdir.

Nagoya civarında pek çok çanak-çömlek üretim merkezi bulunur. Nagoya’dan trenle 30 dakika uzaklıktaki Seto, Japonya’daki en büyük çanak-çömlek üretim merkezi olup çanak-çömlekleri ve yerel seramik ocakları ile ünlüdür. Bölgede, ziyaretçilerin çanak-çömlek yapımı deneyimini bizzat yaşayabilecekleri dükkânlar ve atölyeler mevcuttur.
Çok uygun fiyatlarla satılan küçük hediyelik tabaklar oldukça rağbet görür. Nagoya’dan trenle 40 dakikalık mesafedeki Tokoname de, Tokonome-yaki çanak çömlekleri ile eskiden beri ünlüdür.
Nagoya’dan trenle 30 dakika uzaklıktaki Inuyama, Japonya’nın ayakta kalmış en eski ve beyaz duvarları olan kalesi ile bilinir. Nagoya’dan otobüsle 90 dakika uzaklıktaki Meijimura Müzesi, Meiji döneminden (1868-1912) kalma yapıların yer aldığı etkileyici bir açık hava müzesidir.
Nagoya çevresine geziler

Ise-Shima Ulusal Parkı, Büyük Ise Mabedi’ne ev sahipliği yapar ve inanılmaz güzellikteki kıyı şeridi boyunca sayısız inci çiftliği uzanır.
Nagoya’dan trenle 1 saat 30 dakika uzaklıktaki Büyük Ise Mabedi, Japonya’daki tüm Shinto mabetleri arasında en saygın olanıdır. Ana mabet her 20 yılda bir tamamen yıkılıp yeniden inşa edilir.
Ise’den trenle 20 dakika, otobüsle 40 dakika uzaklıktaki Toba, dev bir halat ile birbirine bağlanmış bir çift adacık olan “Bağlı Kayalar“ı ile ünlü bir liman şehri olup, aynı zamanda kutsal bir Shinto ibadet merkezidir. İlk yapay inci üretiminin gerçekleştiği Mikimoto İnci Adası‘nı ziyaret etmeden geçmeyin.
Gifu‘dan hızlı ekspres (limited express) ile 2 saat 10 dakika uzaklıktaki Takayama, Japon Alpleri‘nin çevrelediği bir vadide konuşlanmış ve eski bir kalesi olan kasabadır.Takayama, eski Japonya’nın atmosferini içinde saklar. Tüm kasaba, ilgi çeken pek çok yapısı ile bir müze gibidir ve el sanatlarında en iyi olma geleneğini sürdürmeye adanmış birçok küçük müzeyi içerisinde barındırır.
40 dakikalık bir otobüs yolculuğu ile, dağlık bir alanda bulunan Shirakawa-go Köyü‘ne ulaşabilirsiniz. Eski Japonya’yı anımsatan kırsal alandaki Shirakawa-go, “gassho-zukuri” stili samandan yapılmış dik çatıları olan ve aileler tarafından pansiyon olarak işletilen bazılarında konaklamanın mümkün olduğu geleneksel çiftlik evleri ile dünyaca ünlüdür.

Kaynak: Japonya Ulusal Turizm Organizasyonu, Japonya Rehberi

Japon Bahçeleri

Denizlerin ve manzaraların birkaç yüz ya da daha az metrekarelik alanlarda sembolik minyatür röprodüksiyonlar olarak yaratıldığı Japon bahçeleri, dünya çapında bir üne sahiptir. Son derece ince zevke sahip yönetici sınıfı ile Budizm ve Shintoism ilkelerinin himayesinde gelişen Japon bahçeleri, derin sanatsal bir yapı içerisinde doğanın güzelliklerini kutlayan bitkiler, kum, su ve taşların büyüleyici bileşimlerini ifade eder. Tapınakların üzerinde bulunduğu topraklarda sayısız bahçe mevcut olup bunların bazıları yüzlerce yıllıktır.
Kyoto’daki Japon Bahçeleri

Kyoto, özellikle Katsura İmparatorluk Villası, Ginkakuji ile Kinkakuji Tapınağı ve Nijo Kalesi‘nin bahçeleri, Ryoanji Tapınağı‘nın ünlü taş bahçesi gibi örnekler ile özellikle bahçeler açısından zengindir.



Tokyo’daki Japon Bahçeleri

Tokyo’da gezilmesi önerilen bahçeler arasında Higashi Gyoen Bahçesi, Hama Rikyu Bahçesi ve Koishikawa Korakuen ve daha önce İmparatorluk ailesini ağırlamış olan ve şimdi büyük bir halk bahçesi konumundaki “Shinjuku Gyoen” bulunur.
Diğer Bölgelerdeki Bahçeler

Ülkenin diğer muhtelif yerlerinde bulunan ünlü bahçeler ise Ishikawa Eyaleti, Kanazawa’daki Kenrokuen, Ibaraki Eyaletindeki Kairakuen, Okayama Eyaletindeki Korakuen ve Kagawa Eyaletindeki Ritsurin Parkı‘dır.
Kaynak: Japonya Ulusal Turizm

Chugoku Bölgesi

Chugoku bölgesi, küçük ama sakin, güzel köy ve kasabaları ile öne çıkar. Deniz kenarındaki balıkçı köyleri ve küçük yerleşim birimleri dağların arasına sokulmuştur. Nostaljik bir manzara ve eski Japonya’yı en iyi yansıtan enstantanelerin arayışı içindeyseniz, burası tam size göre…
Büyük Honshu adasının batı kıyısında yer alan Chugoku, İç Deniz Kıyısı Sanyo ve Japon Denizi Kıyısı San-in olarak iki bölgeye ayrılmıştır.
Shinkansen hızlı treni ile Shin-Osaka’dan 1 saat uzaklıkta bulunan Okayama, Chugoku bölgesi ve Shikoku Adası’na bir geçiş kapısı niteliğindedir. Burada en çok ziyaret edilen yer Korakuen Bahçesi’dir. Tüm yıl boyunca çiçeklerle kaplı olan, başyapıt niteliğindeki bu bahçe 1700 yılında, Okayama klanının derebeyi tarafından yaptırılmış, tamamlanması 14 yıl sürmüştür.
Tarihin korunduğu ve doğal bir şekilde günümüzle harmanlandığı Kurashiki, trenle Okayama’dan 15 dakika uzaklıkta bulunur. Bu kasabanın kendine has havasını teneffüs etmek için kiremit çatılı evleri ve söğüt saçaklı kanalları ile eski dükkanların bulunduğu dar sokaklarda bir gezintiye çıkın. Kurashiki’de bir çok müze bulunur. Örneğin, dünyaca ünlü tablolar ve heykellerden oluşan koleksiyonu ile Ohara Sanat Galerisi görülmeye değer niteliktedir. Japon folkloruna ait eserler ve doğuya özgü antika sanat eserleri hayli etkileyicidir.
Eski bir kalenin bulunduğu Hiroshima, Shinkansen hızlı treni ile Shin-Osaka’dan 2 saat uzaklıktadır. Şimdiki şehir, İkinci Dünya Savaşı’nda atılan atom bombasının küllerinden doğmuştur. Barış Anıt Parkı’nda, meydana gelen tahriple ilgili geniş bir fotoğraf ve eşya koleksiyonunun sergilendiği Barış Anıt Müzesi bulunur. Buradaki Anıt Abidesi’nin önünde bir Barış Meşalesi yanar ve bu meşale, tüm nükleer silahlar ortadan kaldırılana kadar da yanacaktır.
Mutlaka görülmesi gereken Miyajima Adası ve Itsukushima Mabedi, Hiroshima’dan trenle 25 dakika, Miyajima-guchi’den tekneyle 10 dakika uzaklıktadır. 30 km2′lik alanıyla adanın tamamı hükümet tarafından Özel Tarihi Alan ve Manzara Bölgesi olarak ilan edilmiştir. Mabet alanında bulunan binalar birbirlerine su üzerinden geçen koridorlarla bağlanmıştır. Bu nedenle, gelgit oluştuğunda tüm yapı sulara gömülüyormuş gibi bir görüntü ortaya çıkar.
Denizden yükselen ve kafur ağacından yapılmış kırmızı torii (tapınakların giriş kapısı) mabedin yerini gösteren bir işaretidir. Bölgede, yıl boyunca pek çok renkli festival düzenlenir. Ancak bunlardan en etkileyici olanı Temmuz ya da Ağustos’ta yapılan Kangen-sai festivalidir. Bu festivalde, Itsukushima tanrısı, İç Deniz’in yakınındaki diğer mabetlere götürülmek üzere bir tekne gezintisine çıkarılır. Eski Japon enstrümanlarıyla kutsal müzikler çalınır.
Shin-Yamaguchi istasyonundan otobüsle 1 saat 10 dakikalık mesafedeki Hagi (Higashi-Hagi istasyonu), zengin tarihi geçmişi bulunan bir kale şehridir. Hagi, Meiji Restorasyonu ile sonuçlanan bir çok gelişmeye önderlik eden sayısız ünlü samurayın doğduğu şehirdir. Sakin ve huzurlu bir atmosfer yaratan eski samuray evleri, tapınaklar ve mabetler bölgenin her yerine yayılmıştır. Bölge, aynı zamanda Hagi-yaki çanak-çömlekleri ile de ün salmıştır. Osaka’dan hızlı ekspres ile 4 saat 20 dakikalık mesafede bulunan Tottori, Tottori Eyaleti’nin merkezidir. Şehir, 5 km. kuzeyinde yer alan ve bir bölümü San-in Kaigan Ulusal Parkı içinde kalan kumulları ile bilinir. Gece boyunca rüzgar ve yağmurun yüzeylerinde oluşturduğu hoş şekilleri görebilmek için bu kumulları, sabahın erken saatlerinde ziyaret edin.
Tottori’den hızlı ekspresle 2 saat uzaklıktaki Matsue, Nakaumi lagününün Shinji gölüyle birleştiği noktada yer alır. Şehir, Shimane Eyaleti’nin merkezi olmasının yanı sıra bir dağıtım merkezi ve turistik mekandır. Matsue, aynı zamanda, Japon mitolojisi ile yakından ilgili olan Izumo bölgesinin kalbidir. Izumoshi istasyonundan trenle 10 dakika uzaklıktaki Izumo Taisha Mabedi, mimari tarzı ile ünlü olup Japonya’daki en eski tapınaklardan biridir. Birkaç bin yıllık tarihi arkasına alan bu kursal tapınak kendine has görkemiyle yükselir. Buradaki tanrı, evliliğin mutlu yürümesine verdiği destek ile ülke çapında ünlüdür ve bu özelliğinden ötürü ibadet için çok sayıda genç hanım buraya akın eder.

Kashiwazaki Türk Kültür Kasabası

Japonya’da bir köy var uzakta. Orada bayrağımız dalgalanıyor. Burası Kashiwazaki “Türk Kültür Kasabası”. Eğer uçağa binip 12 saat, dokuz bin kilometre Japonya’ya uçup, Tokyo’dan Japonlar’ın saatte 500 kilometre yol alan, efsanevi sürat trenleri “Jouetsu Shinkansen Line”lara binip, kuzeydeki şirin Nigata eyaletinin Kashiwazaki kasabasına gelirseniz, şaşırmaya hazırlanın.Çünkü kıyı yoluna girdiğinizde, deniz kenarında yol alırken, boğaza hakim tepeler görecek ve ansızın Çanakkale, Truva’daki “Tahta Atı” fark edeceksiniz. Sakın şaşırmayın.
“Bu nedir?” derken kendinizi bir belayla yüzyüze bulabilirsiniz. Lale motifleriyle süslenmiş giriş yazısında Japonca “Kashiwazaki, Türk Kültür Kasabası” yazıyor. Nedir burası? Bunun için önce “Tematik Park” kavramını anlamamız gerekli. Tıpkı Disneyland gibi çeşitli kültürleri tanıtan tematik parklar, dünyanın kimi yörelerinde vardır. Hongkong’da, Çin’de, Şenşen’de ve Guillin’dekileri görmüştüm. Amerika’da da var. Japonya’da bir şirket çeşitli tematik parklar kurmuş. Bunlardan bir tanesi de “Türk Kültür Kasabası”. Türkiye’nin büyüleyici ve engin kültür mirası ile fevkalade ürünlerini Japon halkına tanıtmaya kararlı olarak inşa edilmiştir.

Parka bir yokuş çıkarak varıyorsunuz. Sizi mavi renkte bir Selçuk kümbet mimarisi ile taçlanmış iki bina karşılıyor. Ortada minareli bir meydan. İlki dünya sıralamasında ilk üç arasında yer alan Türk mutfağını ününe yakışır bir biçimde, Japonya’da şimdiye dek hiç olmayan 250 kişilik bir restoran olarak geleneksel Türk konukseverliği ile kapılarını açıyor.

Onu izleyen bir kapalıçarşı var. Ülkemizi ziyaret eden turistleri şaşkına çeviren kapalıçarşı atmosferi büyük bir yapı içinde kurulmuş. Birçok Türk ürünü, geleneksel el sanatları, çayhane, insanın kendini Türkiye’de hissetmesini sağlayacak denli hoş bir atmosferde sergileniyor.
Meydandaki orta bölüm kültürünün iyi anlatılması için folklorik gösterilere ayrılmış. Geleneksel halk oyunları, gelen her ziyaretçi için coşkuyla sergileniyor. Meydanda aniden ortaya çıkan zeybekler, arkasından göz kamaştırıcı birçok halk dansı ustaca izlenebiliyor.
Biraz ileride müze binası var. Türk Kültür Kasabası’nın açılışından itibaren “Yeşil Müze”, Koç’un “Sadberk Hanım Müzesi”nden, Yapı Kredi’nin “Sikkeler” koleksiyonuna dek önemli kültür objelerinin koleksiyonlarını Japonlar’a tanıtmış.
Onu izleyen bir kapalıçarşı var. Ülkemizi ziyaret eden turistleri şaşkına çeviren kapalıçarşı atmosferi büyük bir yapı içinde kurulmuş. Birçok Türk ürünü, geleneksel el sanatları, çayhane, insanın kendini Türkiye’de hissetmesini sağlayacak denli hoş bir atmosferde sergileniyor.

Meydandaki orta bölüm kültürünün iyi anlatılması için folklorik gösterilere ayrılmış. Geleneksel halk oyunları, gelen her ziyaretçi için coşkuyla sergileniyor. Meydanda aniden ortaya çıkan zeybekler, arkasından göz kamaştırıcı birçok halk dansı ustaca izlenebiliyor.
Biraz ileride müze binası var. Türk Kültür Kasabası’nın açılışından itibaren “Yeşil Müze”, Koç’un “Sadberk Hanım Müzesi”nden, Yapı Kredi’nin “Sikkeler” koleksiyonuna dek önemli kültür objelerinin koleksiyonlarını Japonlar’a tanıtmış.

Birinci bölüm diye adlandırılan tesis grubunun ilerisindeki alçak tepede bir Afrodit heykeli yer alıyor. Japonlar ona adak olarak kendi kültür anlayışları çerçevesinde mavi kurdelelerle donatmışlar. Tepeden aşağıya kıvrıldığınız zaman ikinci bölüm önünüze seriliyor. Kubbe altı denilen bir yapı. İçi birçok etkinliklerle zenginleşmiş. Ebru sanatçıları Japonlar’a ebru öğretiyor. Tanıtıcı standlar, başta Türk Hava Yolları, Türk Musikisi, Literatür, birçok şey gözler önünde. Tepeden aşağıya baktığınızda bir Anfithearte’dan sonra yol kenarından gördüğünüz Truva Atı tüm alana hakim. İçine girip üstüne çıktığınız zaman, kendinizi Truva kentine gizlice giren askerlerle özleştiriyorsunuz. Heykelli yolun başında İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde bulunan dünya şaheseri Büyük İskender’in lahti birebir olarak yapılmış ve bir mozalenin içine konmuş. Japonlar orada dünya tarihinin, Asya’nın kaderini değiştiren Makedonyalı İskender’i tanıyor. Sağ tarafta ilerde Nuh’un Gemisi göze çarpıyor. Sanki Hz. Nuh tarafından inşa edilmiş, içinde her çeşit hayvanla yolculuğa hazır gibi. İçine girenler bizim Van kedisinden başlayarak Türkiye’yi çeşitli yayınlarla, objelerle tanımaya çalışıyorlar.
Tüm bölümün ortasında bronzdan dökülmüş büyük Atatürk heykeli atın üstünde batıyı gösteriyor. Japonlar Kashiwazaki’de bir Türkiye kurmuş. Her gün Japon halkına sanki Dışişleri Bakanlığı veya Turizm ve Kültür bakanlığımızın bir eri gibi Türkiye’yi tanıtmak için çırpınıyorlar. Buraya gelen yüz binlerce Japon, kendilerinden çok uzakta bir ülke olan ama onlar gibi batılaşma yönünde büyük mesafeler alan kardeş ülkenin, Türk kültürüyle tanışıyorlar.



Kyoto Gezi Rehberi

Paha biçilmez hazinelerin ve emsalsiz geleneklerin beşiği olan bu eski başkent yüzyıllardır bozulmadan günümüze kadar gelmiştir. Köklü bir geçmişe sahip tapınaklar ve gelenekselleşmiş dingin sokaklar akıllarda uzun zamandır özlemini duyduğunuz Japonya imajından başka bir şey uyandırmaz…
Kyoto
Kyoto, 1000 yıldan fazla bir süre boyunca Japonya’ya başkentlik yapmış ve bu zaman içerisinde en güzel Japon sanatı, kültürü, dini ve düşünce tarzının hazinesi haline gelmiştir. Shinkansen hızlı treni ile Tokyo’dan 2 saat 40 dakika ve Osaka yakınındaki Kansai Uluslararası Havalimanı’ndan 1 saat 15 dakikalık mesafededir.
Kyoto İmparatorluk Sarayı
Kyoto’nun merkezinde, sadeliği ile Japon mimarisinin zirvesini temsil eden Kyoto İmparatorluk Sarayı bulunur (Not: Burayı ziyaret etmek için sabah 10.00 ya da öğlen 14.00 turundan 20 dakika önce pasaportunuz ile izin için başvurmanız gerekmektedir.) Hemen yanında daha zengin dekore edilmiş olan ve Tokugawa Shogun’unun şehre yaptığı nadir ziyaretlerde kalmayı tercih ettiği Nijo Kalesi yer alır.
Kyoto Gion Köşesi Shijo-Kawaramachi yakınındaki Gion Köşesi, geleneksel sanatlara ve tiyatroya şahit olmak için vazgeçilmez bir mekândır. Zevk ürünü olarak tasarlanmış eski tip restoranlar bölgenin farklı ve arı atmosferine güzellik katar.

Higashiyama bölgesinde, 1001 adet yaldızlı, ahşap Kannon (Merhamet Tanrıçası) heykeli ile ünlü Sanjusangendo Tapınağı bulunur.

Kiyomizu Tapınağı, şehrin panaromik manzarasına uzanan derin bir vadide baş gösteren geniş ahşap verandası ile ünlüdür. Ginkakuji Tapınağı ya da diğer adıyla Gümüş Köşk, hem zarif mimarisi, hem de saklı bahçe peyzajları ile ünlüdür.
Batı Kyoto’daki Katsura İmparatorluk Villası geleneksel Japon mimarisi ve bahçe peyzajının en güzel örneklerinden bir tanesi olarak kabul edilir. Shugakuin İmparatorluk Villası ise 17. yüzyılda Tokugawa şogunluğu tarafından İmparator Go-Mizuno için yaptırılmıştır. Bu alanları ziyaret etmek için İmparatorluk İçişleri Birimi’nden izin kâğıdı alınması gerekmektedir. İzin kâğıdı almak için mümkün olduğunca erken başvurmanızı öneririz.


Kyoto’nun merkezinden trenle yalnızca 20 dakika uzaklıktaki Arashiyama semtinde sayısız ünlü tapınak ve dükkân bulunmaktadır. Bölge, özellikle de güzel havalarda yürüyerek ya da bisikletle gezmek için idealdir.
Batı Kyoto’da turistler için mutlaka görülmesi gereken yerlerden iki tanesi de Kinkakuji ve Ryoanji Tapınağı’dır. Gösterişli Kinkakuji Tapınağı ya da Altın Ev, yalnızca taşlar ve beyaz kumla dekore edilmiş kendi başına sadeliği temsil eden taş bahçesiyle ünlü Ryoanji Tapınağı ile tam bir tezat içindedir.
UNESCO tarafından ilan edilen Dünya Mirası Alanları:
• Kinkakuji Tapınağı ile diğer 16 tapınak ve mabet de dahil olmak üzere, Eski Kyoto’da (Kyoto, Uji ve Otsu Şehirleri) bulunan Tarihi Anıtlar

Kansai

Kansai Bölgesi, eski zamanlardan beri Japonya’nın ticaret başkenti olmuştur. Bu özelliği ile Kansai, gelenleri de içine alan çok farklı bir atmosfer yaratarak bugün bile kendine has bir canlılık ve enerji ile özdeşleşmiştir.
Tokyo’dan Shinkansen hızlı treni ile 3 saat ya da uçakla 1 saat uzaklıktaki Osaka, Japonya’nın üçüncü en büyük şehri olup batı Japonya’nın ticaret ve sanayi merkezidir. Osaka Körfezi’ne dökülen Yodo Nehri’nin ağzında yer alan Osaka, şehrin zenginliğinde büyük rol oynayan kalabalık sokaklarının altında kesişen bir kanal ağına sahiptir.
Bunraku kukla tiyatrosunun doğduğu yer olması, geleneksel dokudaki bu şehir için bir övünç kaynağıdır. En yeni trendlerin çıkış merkezi olan Osaka Körfezi bölgesi, mutlaka ziyaret edilmesi gereken yerlerden biridir. Hollywood’dan esinlenilen bir eğlence parkı olan Universal Studios Japan’ın Mart 2001 tarihinde açılmasıyla bölgede bulunan ilgi çekici yerlere bir yenisi eklenmiştir.
Mutlaka görülmesi gereken yerlerden bir diğeri de 1586 yılında Toyotomi Hideyoshi tarafından inşa edilen ve Japonya’nın bir zamanlar en büyük kalesi olan Osaka Kalesi’dir. Orijinalinin birebir kopyası olan bu beş katlı kalede, Toyotomi hanedanına ve eski Osaka’ya ait bir çok sanat eseri ve belge bulunur.
Yodo Nehri’nin birbirinden ayrılan kolları arasındaki küçük bir deltada yer alan Nakanoshima’da idari iş merkezleri yer alır. Bölgenin sonunda, ünlü bir bilgin olan Michizane Sugawara’ya ithaf edilmiş Temman-gu Mabedi yükselir. Hemen yanında, mabede ibadet veya ziyaret amacıyla gelenlerin yemek yiyebileceği yerlerin sıralandığı Tenjinbashi Alışveriş Sokağı yer alır. Çarşıda yapacağınız küçük bir gezi, yerel halkın günlük yaşamı hakkında fikir edinmenizi sağlayacaktır.
Eğlenmek ve alışveriş yapmak istiyorsanız, Umeda ve Namba semtlerine mutlaka uğrayın. Umeda istasyonunun çevresinde yoğunlaşmış olan Umeda’da, ziyaretçilerin ve alışverişi sevenlerin uğrak yeri olan modern yer altı çarşıları mevcuttur. “Kuidaore” (sofra zevkleri konusunda fazlasıyla keyfine düşkün olma) ile nam salmış Osaka, gerçekten de gurmelerin damak zevkine hitap eder. Sayısız lezzetin arasında, “Yakiniku” (ızgara et), “fugu-nabe” (kirpibalığı güveci), “kushi-katsu” (şişe takılarak bol yağda kızartılmış domuz ve soğan), “sushi” ve “tako-yaki” (içinde bir parça haşlanmış ahtapot bulunan kızarmış hamur) gibi gözde Osaka yemeklerini denemeden geçmeyin.
Osaka’dan trenle 30 dakika uzaklıktaki Kobe, 1868 yılında başlayan Meiji Restorasyonu’ndan bu yana hızlı bir şekilde gelişen önemli bir limandır. Tepeler üzerine kurulmuş Kobe’de, şehrin zemini niteliğindeki Rokko tepesine uzanan pek çok dar patika ve geçit bulunur. Yokohama gibi, Japonya’nın önemli limanlarından biri olan Kobe, gezmek için ideal, büyüleyici bir gümrük yerleşim alanına ev sahipliği yapar.
108 m. yüksekliğindeki Kobe Limanı Kulesi, geceleri hoş bir şekilde ışıklandırılır. Yol boyunca, yeni gelişmekte olan bir liman bölgesi konumundaki Kobe Harborland (liman bölgesi) uzanır. Bu muhteşem liman şehrinin dillere destan gece manzarasını izleyebilmek için ziyaretçiler şehre akın eder.
Batı Japonya’daki bir başka ilgi odağı da Himeji Şehrinde yer alır. Himeji Kalesi, ülkede bulunan en güzel kalelerden bir tanesidir. Kale, kireçtaşı ile sıvalı duvarları boyunca ilerleyen dolambaçlı patikaları ve ulusal hazine olarak koruma altında bulunan orijinal binaları ile asla atlanmaması gereken bir yerdir.
Farklı ve unutulmaz bir deneyim için, Osaka’dan trenle 2 saat uzaklıkta yer alan Koya Dağı’nın zirvesindeki manastırda bir gece geçirin. 816 yılında Kobo Daishi tarafından inşa edilen ve Budizm’in Shingon mezhebinin en önemli üssü olan manastır, 120 adet tapınaktan oluşur. Bu tapınaklardan 53’ünde, konaklama imkanı ve makul fiyatlara vejetaryen yemekleri bulmak mümkündür. Manastırı yılda 1 milyon hacı ziyaret eder.
UNESCO tarafından ilan edilen Dünya Mirası Alanları:
• Himeji Kalesi [Hyogo]
• Kii sıra dağlarındaki kutsal mekanlar ve hac yolları [Wakayama]

Tokyo Yürüyüş Turu 1: Yanaka Nezu Hongo

Yanaka ve Nezu bölgesi JR Nippori istasyonu yakında tarihi alışveriş merkezleri, tapınaklar bulunan eski bir merkez. Bölgede sayısız tapınağın yanısıra, kahve dükkanları, küçük müze ve galeriler, eski bir mezarlık, tatami dokumacıları ve bir de tofu fabrikası bulunmakta.
  1. Nippori İstasyonuBir dakikalık yürüyüş
  2. Yanaka Ginza Alışveriş Caddesi3 dakikalık yürüyüş
  3. Asakura Choso Müzesi (Müze 9:30 & 16:30 arası açık, Pazartesi, Cuma ve Yeni yıl tatilinde kapalı, Giriş 400 Yen, Telefon: 03-3821-4549)15 dakikalık yürüyüş
  4. Space Oguraya (Müze 11:00 & 18:00 arası açık, Pazartesi ve Salı günleri kapalı, Giriş Ücretsiz, Telefon:03-3828-0562)20 Dakikalık Yürüyüş
  5. Nezu Tapınağı(Günün her saati açık, Giriş Ücretsiz)15 dakikalık yürüyüş
  6. Takehisa Yumeji Müzesi (Müze 10:00 & 17:00 Arası Açık, Pazartesi ve Yeni yıl tatilinde kapalı, Giriş 800 Yen, Telefon:03-5689-0462)3 dakikalık yürüyüş
  7. Tokyo Üniversitesi (Sanshiro Meydanı, Yasuda Binası, Akamon Kapısı)10 dakikalık yürüyüş
  8. Hongo Sanchome İstasyonu
Yanaka Ginza Hongo Haritası için tıklayınız

Mezarlık ve Yanaka Ginza Alışveriş Caddesi

Nippori İstasyonunun yakınında, turumuzun başlangıç noktası olan, ‘Yanaka Ginza’ caddesi Edo (Tokyo) döneminde meşhur olmuş 150 metre uzunluğunda sağlı sollu 70 küçük dükkandan oluşan ve hala Edo döneminden kalma binalarıyla sevimli bir alışveriş caddesi.

Asakura Choso Müzesi

Yanaka Ginza caddesini bir turladıktan sonra durağımız, Japon Heykel Sanatının babası sayılan Asakura Fumio’nun önceleri stüdyo daire olarak kullandığı ‘Asakura Choso Müzesi’.  Asakura Fumio’nun başlıca yapıtları müze içerisine ve bahçesine binayla uyum içerisinde yerleştirilmiş.

Space Oguraya

Sonraki durağımız ise Asakura Choso Müzesi ile aynı sokak üzerinde bulunan, ‘Space Oguraya’. Önceleri bir tefeci dükkanı iken şimdilerde küçük bir çağdaş sanatlar müzesi olarak yeniden doğmuş bir bina. Aslında müzede gördüğünüz yapıtları ya da ayrıca bir oda olarak düzenlenmiş hediyelik eşyalar ya da kartpostallardan alabiliyorsunuz. Anlaşılan o ki, bina tefecilikten arındırıldaysa da tüccar ruhunu hala muhafaza etmekte.
Nezu Tapınağı

Yaklaşık 1900 yıl önce inşa edilen Nezu Tapınağı (Nezu Shrine), Japonya’nın Önemli Kültürel Miras’ı olarak korunmaktadır. Tapınak bahçesinde küçük bir gölet olan Nezu’nun bonsai ağaçlardan oluşan bahçesinden gelen oksijen turu tamamlanmanız için gereken canlılığı size verebilir.
Takehisa Yumeji Müzesi

Son olarak uğrayacağımız Takehisa Yumeji Müzesi ise 1884 - 1934 yılları arası popüler romantik şair ve artistlerin 2800 civarı çalışmasına ev sahipliği yapmakta.
Tokyo Üniversitesi

Turumuzu Tokyo Üniversitesinin tarih kokan sokaklarından geçerek Hongo Sachome istasyonunda sona erdiriyoruz.

Tokyo Şehir Merkezi

Tokyo - Asya’daki en heyecan verici başkent… Yüzyıllar öncesinin gelenekleri ile kendine has ateşini ve enerjisini içinde barındıran en yeni şehir kültürüne ait sürekli gelişen unsurların el ele verdiği şehir…
Bir anakent bölgesi olan Tokyo, yalnızca merkezde yaşayan 12 milyon kişi ile Japonya nüfusunun dörtte birine ev sahipliği yapar.
Edo Kalesi & İmparatorluk Sarayı

Dana önce Edo Kalesi olan İmparatorluk Sarayı‘nın çevresinde halen, eskiden kalan su dolu hendekler bulunur. Şaaşaalı kapılar ve eski bekçi kuleleri sarayın etrafında belirli aralıklarla konuşlandırılmıştır. Ana girişin hemen yanında ince tasarımı ve Nijubashi ya da Çifte Köprü yer almakta olup özel günlerde halka açıktır. Batı Bahçesi (Higashi Gyoen) bir zamanlar kalenin en yüksek kulesinin bulunduğu yerdir. Her mevsime özgü çiçeklerin süslediği bu bahçe, ideal bir dinlenme yeri olarak herkese açıktır.

Marunouchi Binası, Ginza

Tokyo İstasyonu’nun Marunouchi tarafında yer alan ve genellikle ‘Maru-Biru’ olarak bilinen tarihi Marunouchi Binası, ilk olarak 1923 yılında inşa edilmiştir. Bu bina, 2002 yılının Eylül ayında restoranlar, mağazalar, ve büroların yer aldığı 36 katlı bir kompleks olarak yeniden hizmete açılmıştır. Buradan 10 dakikalık yürüyüş mesafesinde, şık alışveriş merkezleri ve yanıp sönen parlak neon ışıkları ile dünyaca ünlü Ginza semti bulunur. Kabukiza Tiyatrosu hemen yanı başınızda yükselir.
Ueno Parkı

Ginza ve Yurakucho‘nun baş döndürücü kalabalıklığından uzaklaşıp Ueno semtine geldiğinizde şehirdeki en büyük park olan Ueno Parkı ile karşılaşırsınız. Nisan ayının başlarında bu parkı, soluk pembe renginde leziz kirazlar kuşatır. Sayısız ziyaretçi ve şenlikçinin akın akın geldiği bu park, çok çeşitli müzeleri ile büyük bir sanat ve kültür merkezidir.
Asakusa

Tokyo‘nun eski zamanlarda nasıl göründüğünü merak ediyorsanız, Asakusa semti size bir fikir verebilir. İç içe geçmiş dar arka sokaklar, kimonodan el yapımı taraklara kadar çeşitli geleneksel eşyalar satan dükkanlar ve eski binalar… Renkli dükkanları ile Asakusa Kanon Tapınağı hediyelik eşya almak için idealdir.
Shinjuku

Şehrin modayı takip eden batı kısmındaki Shinjuku gözde ve gürültülü gece mekanları ile kaliteli ve lüks alışveriş merkezlerine ev sahipliği yapar. İnsana huzur veren Shinjuku gyoen Ulusal Bahçesi de burada bulunur. Yakındaki Hatsudai semtinde tam donanımlı bir opera sahnesinin bulunduğu Tokyo Opera City binası yer alır.
Meiji Tapınağı, Harajuku ve Shibuya

Dingin Meiji Mabedi ile modern Harajuku ve Aoyama semtlerine komşu olan Shibuya semti, özellikle de gençler tarafından rağbet gören gözde bir alışveriş ve eğlence cennetidir. Shibuya, gençlik kültürünün sürekli gelişip zenginleştiği, modayı belirleyen bir merkez konumundadır. Uluslararası sanatın ve modanın en önde gelen örnekleri burada gözlemlemek mümkündür. Kaldırımlara taşan kafeteryalardaki insalarıyla, Shibuya sıcak ve eğlenceli bir ortam sunar.

Odaiba

Tokyo Limanı‘nın yeniden kullanılabilir hale getirilmiş toprakları üzerinde bulunan Odaiba, başkentin en çok ziyaret edilen yerlerinden biri olup pahalı bir alışveriş merkezi ile kaplıca eğlence merkezi Ooedo-Onsen Monogatari‘ye de ev sahipliği yapar. Burada, dünyadaki en büyük dönme dolaplardan bir tanesi yer alır ve Rainbow Town‘un simgesi niteliğindedir. Kapalı bölmelerinden izlenebilen muhteşem gece manzarası ile özellikle de genç çiftler arasında oldukça popülerdir.

Kaynak : Japonya.org
Düzenleme : Hellworld(Azraeeel) (Tüm gezi bilgileri birleştirilmiştir)


Hellworld isimli Üye şimdilik offline konumundadır
 
3017 Görüntüleme
Japon Atasözleri
Japon Atasözleri
9840 Görüntüleme
Kirigami....
Kirigami....
1094 Görüntüleme
Sento (Japon hamamı)
Sento (Japon hamamı)
924 Görüntüleme
Japonya Türk Toplumu
Japonya Türk Toplumu
2760 Görüntüleme
Saç Tarzı ve Yapımı
Saç Tarzı ve Yapımı
5639 Görüntüleme
Japonca TV Eğitim Programları.
Japonca TV Eğitim Programları.
3147 Görüntüleme
japonlara yapılan gaflar
japonlara yapılan gaflar
1144 Görüntüleme
Japonya
Japonya
1162 Görüntüleme
Japon Mitolojisinden Kısa Kısa
Japon Mitolojisinden Kısa Kısa
4846 Görüntüleme
Japonların Duygu İfadeleri
Japonların Duygu İfadeleri
3160 Görüntüleme
Türkler ve Japonlar
Türkler ve Japonlar
21596 Görüntüleme
Japon Gençlerin Odaları
Japon Gençlerin Odaları
816 Görüntüleme
Noh Ve Kyogen
Noh Ve Kyogen
1959 Görüntüleme
^^ Pikaçu ^^
^^ Pikaçu ^^
Cevapla

Etiketler
gezi, japonya, rehberi
Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Foruma Dosya / Resim Ekleme Rehberi dance Rehberler, Program Tanıtımları (MP4, Download vs...) 21 03.08.13 11:49
Güney Kore Gezi Rehberi senshi Uzakdoğu Gezi Rehberi 19 08.07.13 10:10
Güney Kore gezi seyahat bilgisi Ryu Güney Kore Güncel Konular, Haberler ve Her şey... 3 23.11.09 16:28
Japonya senshi Japonya Genel 0 25.08.09 22:41


Seçenekler

sitenin devamlılığı için maddi destek gerekmektedir..
HIZLI ERİŞİM

Tüm Zamanlar GMT +0 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 04:00.


Powered by vBulletin Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
Kuruluş Tarihi: 21.08.09 / dance